<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">

<channel>
<title>Kavkazcenter.com</title>
 <link>http://www.kavkazcenter.com/</link>
<description>Latest events in section "Rusya" from Kavkaz-Center</description>
<language>tr</language>

<image>
<title>Kavkazcenter.com</title>
<url>http://imgs2.kavkazcenter.com/imgs/smallb.gif</url>
<link>http://www.kavkazcenter.com/</link>
<width>90</width>
<height>33</height>
</image>

<item>
<title>Ruslar savaşta öldükleri kadar votkadan ölüyor</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/27/4546.shtml</link>
<description>
The Times &amp;quot;Rusya&amp;#39;nın votka aşkının korkunç maliyetini&amp;quot; anlatan bir makale yayınladı.
Rusya&amp;#39;da The Lancet tıp dergisinde sonuçları açıklanan çalışmaya göre, 15-54 yaşları arasında ölen erkeklerin üçte ikisi ve kadınların yarısının ölüm nedenleri alkol kullanımına dayandırılabilir.
&amp;quot;Bu yaş grubunda Rusya&amp;#39;da ki ölüm oranı Batı Avrupa&amp;#39;ya göre erkeklerde 5 misli kadınlarda ise 3 misli daha yüksek.&amp;quot;
Uluslar arası araştırma ekibine öncülük eden Profesör David Zaridze, Mihail Gorbaçev&amp;#39;in 1987 yılında alkol satışını kısıtlamada başarısız olmasından bu yana 3 milyon Rusun alkol nedeniyle öldüğünü hesapladı.
Gazete, Prof. Zaridze&amp;#39;nin &amp;quot;Bu kayıp miktarının savaştaki kayıba benzer&amp;quot; dediğini yazdı.
Çalışma 1990-2001 yılları arasında Sibirya&amp;#39;nın 3 endüstri şehri olan Tomsk, Barnaul ve Biysk&amp;#39;te 49 000 civarında olan tipik ölüm oranlarını analiz etti. Analiz alkolün sebep olduğu ölüm oranının % 52 olduğu şeklinde sonuçlandı. The Times, bu oranın dünya ortalamasından 13 kat daha fazla olduğunu belirtiyor.
Rus &amp;quot;Federal Uyuşturucu Kontrol Servisi&amp;quot;den yetkililer, Rusya&amp;#39;daki uyuşturucu bağımlılığı konusundaki gergin durumun ana sebebinin Afganistan&amp;#39;dan yapılan artan eroin kaçakçılığı olduğuna inanıyor.
FUKS uzmanı &amp;quot;Rusya&amp;#39;da yaşları başlıca 18-39 arasında değişen 2,5 milyon kadar uyuşturucu bağımlısı var. Bu durumun başlıca sebebinin, Afganistan&amp;#39;dan gelen devamlı eroin akışı olduğuna inanıyoruz&amp;quot;, dedi.
FUKS başkanı Viktor Ivanov daha önce &amp;quot;Her yıl 80 bin yeni uyuşturucu bağımlısı kaydediliyor. Her gece 82 kişi uyuşturucudan ölüyor. Bu bir yılda 30 bin kişi eder, Afganistan savaşında ölenden 2 kat daha fazla&amp;quot;, demişti.
&amp;quot;Rusya sadece Afgan uyuşturucu iğneleri üzerinde değil, onların kullanımda bir dünya lideridir. Rusya bugün Afgan uyuşturucu trafiğinin başlıca kurbanı durumundadır.
&amp;quot;Eğer Afganistan&amp;#39;da ki durum kırılmayacak veya değiştirilemeyecek olursa, 5-10 yıl içinde her bir ailede bir uyuşturucu bağımlısı olmuş olacak. Bu bir fantezi değil, ancak gerçek bir tıbbi tahmin&amp;quot;.
Böylece, Rusya her sene en verimli çağında olan 30 bin genç insanını kaybediyor.
Nüfus sayısı şiddetli ve uzun savaş dönemlerinde hızla düşer. Batılı uzmanlar daha önce Putin&amp;#39;in hâkimiyeti döneminde Rusya&amp;#39;da ki toplam insan kaybı sayısının savaş dönemi seviyesine yükseldiğini işaret ettiklerini hatırlatmak isteriz.
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 15:23:07 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Batı medyasıyla yaptığı röportajında Kadırov, İnguşetya'da dahil olmak üzere, Mücahidlerin ailelerini öldüreceğine söz verdi</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/24/4536.shtml</link>
<description>
Daily Telegraph isimli Londra gazetesinin Moskova muhabiri Adrian Blomfield, &amp;quot;Kremlin Çeçen başkana İnguş isyancılara karşı işkence etme yetkisi veriyor&amp;quot; başlıklı makalesinden, aktarılan sözünde Kadırov Kremlin&amp;#39;in İnguş kuklalarına sitemkâr bir şekilde konuştu:
&amp;quot;Eğer onlar işkence uygulasalardı ve tutuklamalar yapsalardı, hiçbir Vahabizm ya da terörizm olmayacaktı&amp;quot;
Kadırov bu cümleleri 23 Haziran günü Reuters&amp;#39;in Moskova muhabiri Conor Humphries ile yaptığı röportajında söyledi.
BBC Kadırov&amp;#39;un Reuters&amp;#39;e yaptığı açıklamasından aşağıdaki cümleleri alıntıladı:
&amp;quot;Medvedev bana İnguşetya&amp;#39;da dâhil olmak üzere faaliyetlerimi yoğunlaştırmamı söyledi. Operasyonları kişisel olarak yöneteceğim... Ve yakın bir gelecekte iyi sonuçlar olacağından eminim.&amp;quot;
Reuters&amp;#39;in Moskova muhabiri Conor Humphries, Kadırov&amp;#39;la yaptığı röportajında, Kadırov&amp;#39;un Mücahid ailelerini öldürme sözü verdiğini belirterek aşağıdaki sözcüklerini alıntıladı:
Kadırov yumruğunu masaya vurarak &amp;quot;Onları korumaktan yorulduk... Onlar Vahabizmin, terörizmin suç ortaklarıdır&amp;quot; dedi.
Reuters devamla:
&amp;quot;Kadırov, Batılı insan hakları örgütlerini Çeçenya&amp;#39;da ki masum halktan ziyade teröristlerin kaderleri konusunda daha çok kaygı içinde olmakla suçladı. Onlar beni öldürdüğünde, babamı öldürdüklerinde... İnsan hakları grupları sessiz kaldılar.&amp;quot;
Kadırov, Çeçen mülteciler üzerinde uyguladığı gibi, şimdi batıdaki batılı insan hakları aktivistlerini öldürmeye başlayıp başlamayacağı konusunda Reuters&amp;#39;e bir şey söylemedi.
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 14:31:35 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Rusya kendi NATO'sunu kuruyor</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/02/4499.shtml</link>
<description>
Sovyetler Birliği&amp;#39;nin dağılması ve Varşova Paktı&amp;#39;nın sonlandırılmasının ardından geçen sürede Rusya, NATO karşısında yeniden askeri bir güç oluşturmaya doğru ilerliyor.
NATO&amp;#39;nun arka bahçesindeki çalışmalarından rahatsızlık duyan Moskova, eski Sovyet ülkeleri ile oluşturduğu Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü&amp;#39;nü (KGAÖ) tam bir askeri birliğe dönüştürecek.
Rusya&amp;#39;da yayınlanan Kommersant gazetesi, Rusya&amp;#39;nın NATO ile karşılaştırılabilecek seviyede Orta Asya ve diğer KGAÖ ülkeleri ile birlikte güçlü bir askeri yapı oluşturmaya çalıştığını yazdı. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Rusya&amp;#39;nın dahil olduğu KGAÖ &amp;#39;hızlı müdahale gücü&amp;#39; oluşturulması konusunda çalışmalara başlandı. 14 Haziran&amp;#39;da Moskova&amp;#39;da bir araya gelecek KGAÖ liderleri, ortak deklarasyon imzalayacak.
Rusya Dışişleri Bakanlığı&amp;#39;ndan ismi açıklanmayan bir kaynaktan edindiği bilgileri aktaran gazete, &amp;quot;Çalışma tüm alanlarda hızlı bir şekilde sürdürülüyor. Bu konuda birçok anlaşma da hazırlanmış durumda. Orta Asya ve KGAÖ&amp;#39;ye üye ülkelerin bulunduğu alanda ortak güvenlik sağlanacak.&amp;quot; dedi. Ermenistan ve Belarus&amp;#39;la anlaşmaları imzalayan Rusya, diğer dört Orta Asya ülkesi ile de ortak savunma anlaşması ve askeri birlik oluşturulması konusunda anlaşma imzalayacak.
Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev geçen hafta imzaladığı &amp;#39;Stratejik Güvenlik 2020&amp;#39; belgesinde NATO&amp;#39;nun genişlemesini tehdit olarak gördüklerini kaydederek, en az NATO kadar güçlü ortak bir askeri yapının kurulması için çalışmaların hızlandırılmasını istemişti.
KGAÖ liderleri 14 Haziran&amp;#39;da ortak bir askeri yapının oluşturulması ile ilgili Moskova&amp;#39;da bir araya gelecek. Örgüt ilk aşamada hızlı taarruz birliğinin kurulmasını öngörecek, orta vadede hedef dev askeri yapının kurulması. NATO&amp;#39;nun Gürcistan&amp;#39;da gerçekleştirdiği askeri tatbikat ve ajan krizi nedeni ile yeniden bozulan Rusya-NATO ilişkilerinde gerginlik devam ediyor.
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 22:40:21 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>İsa Yamadayev Kadırov'un ölüm listesinde sıranın kendisine geldiğini söyledi</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/05/12/4469.shtml</link>
<description>
Kardeşi, Sulim Yamadayev&amp;#39;in 2009 Martında Dubai&amp;#39;de bir suikast girişimi sonucu öldürüldüğünü hatırlatmak isteriz. İsa&amp;#39;nın diğer kardeşi, Rus Devleti Duma Meclisi vekili Ruslan Yamadayev de 2008 Eylül ayında Moskova şehir merkezinde silahla vurularak öldürülmüştü.
İsa Yamadayev İngiliz The Times&amp;#39;a verdiği röportajında &amp;quot;Aile düşmanımın ölüm listesinde sıra bende&amp;quot; dedi.
İsa, kardeşleri Ruslan ve Sulim&amp;#39;in cinayetlerinin arkasında Ramzan Kadırov&amp;#39;un olduğundan emin olduğunu söylerken, çünkü kardeşlerinin &amp;quot;onun (Kadırov&amp;#39;un) isteklerine boyun eğmediğini&amp;quot; belirtti. Son zamanlara kadar İsa Yamadayev, kardeşi Sulim&amp;#39;in bir suikast sonucu ölmediğini fakat yaralandığını, şu anda iyileşmekte olduğunu ve Rusya&amp;#39;ya dönebileceğini söylüyordu.
İsa röportajda şunları söyledi. &amp;quot;Sulim pek çok defa uyarıldı. Kendisine Rusya&amp;#39;yı terk ederek bir süreliğine saklanması söylendi. Kadırov&amp;#39;un adamlarının onu ortadan kaldırmak için bir ölüm timi gönderdiği söylendi&amp;quot;.
Ruslan Yamadayev&amp;#39;in Moskova&amp;#39;da öldürülmesinden sonra, Sulim kendisinin bir ölüm timi tarafından öldürülebileceğini söylemişti. O, kısa bir sürede şiddetli bir şekilde ölen Kadırov&amp;#39;un altıncı düşmanıydı.
İsa Yamadayev ile röportajı gerçekleştiren gazeteci şunları yazdı: &amp;quot;sürekli tehlikede olduğunu düşünen, gözleri kör eden büyük ölçüde kapalı bir yerde ve hemen yakınında çok sayıda silahlı adamlar tarafından korunan bir yerde kalıyor. Sakin bir şekilde, kendi ölümünü bekliyor...ayrıca intikam yeminli..&amp;quot; Moskova dolaylarında apartmanında İsa&amp;#39;yı ziyaret eden gazeteci devam diyor..ve İsa Yamadayev&amp;#39;in şöyle söylediğini yazıyor. &amp;quot;Hepimiz öldürülsek bile, biz büyük bir klanız. Kadırov&amp;#39;un yaptıklarıyla yüzleşeceği gün gelecektir. O&amp;#39;nun sonu hapis olmasına kadar gidecek&amp;quot;.
&amp;quot;Hukukun üstünlüğüyle, adaletin gerçekleşebileceğini&amp;quot; düşünüyor.
İngiliz gazetesine göre, Yamadayev ve Kadırov arasındaki rekabet bir yıl kadar önce Yamadayev kardeşlerden bir diğeri olan Badrudinin öncülük yaptığı bir araç konvoyunun Kadırov&amp;#39;a eşlik eden 50 araçlık konvoyu ile çarpışması üzerine artmıştı.
Kadırov Badrudi ve Sulim Yamadayev&amp;#39;in tutuklanmalarını istemişti.
The Times Kadırovcular ve Yamadayevciler arasında tansiyonun Moskova&amp;#39;daki &amp;quot;rakip fraksiyonların&amp;quot; her bir klana arka çıkmasıyla büyüdüğünü yazdı.
Yine İngiliz gazetesinin yazdığına göre, Kadırov&amp;#39;a bağlı adamları ve Yamadayev kardeşlerin adamlarının adam kaçırma, işkence ve adam öldürmekle suçlanıyorlar.
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Tue, 12 May 2009 17:42:43 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Moskova'da boru hattında patlama: Rus stratejik tesisine saldırımı gerçekleştirildi?</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/05/10/4467.shtml</link>
<description>
Rus medyasına göre, gece yaşanan patlama ve akabinde oluşan güçlü alevler Lev Yakovlevich Karpov Fizikokimsayal Bilimsel Araştırma Enstitüsünde büyük hasara neden oldu.
Patlama laboratuarları, enstitüdeki pahallı ekipmanları, egzoz havalandırma sistemini yok etti.
Hasarın yaklaşık ölçüde derecesi iki gün içinde belli olabilecek, fakat uzmanlar gereken mali destek sağlanmış olsa bile araştırma enstitüsünü yeniden inşa etmenin bir yıl bulabileceğini varsayıyor.
Rus medyasının gösterdiği haritalara göre, her ne kadar Rus medyası okuyucularına patlamanın boru hattı güzergâhı boyunca cadde üzerinde olduğunu sunmak istese de, patlama cadde üzerinde değil, stratejik tesisinin içindeki binada meydana geldi.
Resmi verilere göre, &amp;quot;Kızıl Armalı İşçi Sınıfının çalıştığı Karpov Fizikokimyasal Bilimsel Araştırma Enstitüsü&amp;quot;
1. Bir stratejik fabrikası,
2. Özellikle yüksek radyasyon ve tehlikeli nükleer ürün ve araçlar üzerine çalışan bir kurum, ve
3- Bir savunma-endüstriyel kompleks fabrikası
Resmi olmayan verilere göre, Enstitü, gizli kimyasal silah üretimi ve muhtemelen ayrıca nükleer silah üretimi alanında çalışıyor.
Ayrıca okuyucularımıza hatırlatmak isteriz ki Nienschanz (St. Petersburg) dışında bir yerde bulunan kimyasal silah üretimi yapan gizli bir yer altı tesisi 26 Temmuz 2007 yılında gaz boru hattında ki benzer bir patlama sonucu yıkılmıştı. Ancak, o zaman Rus yetkililer çok sayıda görgü tanığının tanıklığına rağmen bu gerçeği kabul etmedi.
Bu arada Rus kimyasal silah üretim kuruluşlarına karşı yapılan operasyonları düzenleyenlerin &amp;quot;el yazısı&amp;quot;nın aynı olmasına dikkat edilmesi gerekir. Moskova da ki tesisteki patlama 9 Mayıs 2009 saat 0.00&amp;#39;da ve St. Petersburg&amp;#39;da ki tesiste de 26 Temmuz 2007 saat 0.00 da olmuştu.
Rus medyası Moskova&amp;#39;da meydana gelen patlamanın 10 Mayıs gece saat 00.20 de ya da 00.30 da olduğunu bildirdi, ancak patlamayla ilgili bir video çekimi Rus Video paylaşım sitesi &amp;quot;Rutube&amp;quot; da gece saat 00.20 de zaten yayınlanmıştı. Dolayısıyla, patlama gece yarısından biraz önce oldu.
St. Petersburgdeki kimyasal fabrikada olan yıkımın sorumluluğunu şehit Şamil Basayev&amp;#39;in kendi zamanında oluşturulan bir birim olan &amp;quot;Riyad-us Salihin&amp;quot; Mücahid Sabotaj Ekibinin Şehitler Tugayı üstlenmişti.
&amp;quot;Riyad-us Salihin&amp;quot; o zaman, Rus bölgelerinde askeri operasyon bölgesi olarak ilan edilen her yerde, her zaman Mücahidlerin önemli hedefleri vurabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sun, 10 May 2009 21:14:32 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Medyedev Putin'in ipini çekmeye hazırlanıyor</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/03/09/4399.shtml</link>
<description>
Rusya&amp;#39;da Putin ile Medvedev arasındaki gerilim giderek tırmanıyor.
Rusya&amp;#39;da çıkan Nezavisimaya gazetesi RAN Enstitüsü uzmanı tarihçi Prof. Dr. Dmitri Furman&amp;#39;ın görüşlerine yer verdi. İşte Furman&amp;#39;ın ilgiç iddiaları:
&amp;#39;&amp;#39;Devlet başkanı Medvedev&amp;#39;in Rusya için çalıştığına ve ülkesini hukuk devleti haline getirmek istemesine kuşku duyulmuyor. Ancak istekle eylem arasında farklılık arz edebiliyor.
Rusya&amp;#39;da herkes ülkenin Putin döneminden farklı olmasını ve insanların korku hissetmeden düşüncelerini beyan edebilmesini arzu ediyor. Ülkedeki krizin etkileri arttıkça devlet başkanı hükümeti eleştirmeye başladı. Medyedev&amp;#39;in düşüncesine göre gereksiz bürokratik engeller ve zamanında çözüm üretilmemesi hükümetin eksi hanesine yazıldı. Yapılan anketler ise Başbakan Putin&amp;#39;in halk arasında oy kaybı yaşadığını gösteriyor. Medvedev ise yaptığı açıklamalarda krizin etkisinin giderek artmasının sebebini daha önce yapılan hatalara bağlıyor. Rusya&amp;#39;da herkes bu hataların kimler tarafından yapıldığını iyi anlıyor. Güvenilirlik araştırmasında Medvedev&amp;#39;in ilk defa Putin&amp;#39;in önüne geçtiğini gösteriyor. Rusya&amp;#39;da her ne kadar kimse krizden Putin&amp;#39;i sorumlu tutmasa da onun güven kaybı yaşadığı aşikar.
Anket sonuçları sembolik anlamlar da taşıyor. Devlet başkanı Medyedev koltuğunu Putin&amp;#39;e borçlu olduğunu bilse de hükümetin de krize karşı başarısız olduğunu görüyor.
Uzmanların senaryosuna göre Putin bir müddet sonra başbakan koltuğunu bırakacak. Devlet memurları bu adımın çok daha önceden atılması gerektiğini dile getirmeye başladılar bile. Rusya&amp;#39;daki Liberal partili insanlar bu gelişmeye çok sevinecek.
Batı ülkeleri de bu durumdan memnun olacaklar. Obama Medvedev ile görüşmesinden sonra onun demokratik açılımlara ve ülkesinin batılaşmasına çalıştığını ifade etmişti. Yani batı da ülkenin başında gerçek manada Medvedev&amp;#39;i görmek istiyor.Kanaatimce bu senaryo gerçekleşebilir. Bu şekilde düşünmemin iki sebebi var: Birincisi yöneticilerin sürekli yönetici olmaları gerekmiyor. Sovyet dönemine göz attığımız zaman Stalin&amp;#39;den Gorbaçov&amp;#39;a kadar hepsinin kendisini göreve getirenleri yönetimden uzaklaştırdığını görüyoruz. Putin&amp;#39;in kendisi de benzer adım atmış ve Berezovski&amp;#39;yi yalnız görevinden değil ülkesinden de uzaklaştırmıştı. İkincisi ise Rusya&amp;#39;da insanlar artık sert yönetim istemiyor ve özgürlükçü yönetici arzu ediyor. Kruşçev ve Gorbaçov&amp;#39;u hatırladığımız zaman bunun gerçekleşebileceğini görüyoruz.&amp;#39;&amp;#39;
Kaynak: DÜNYA BÜLTENİ
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 14:39:51 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Rusya'da Putin'e istifa çağrısı!</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/02/22/4376.shtml</link>
<description>
Rusya&amp;#39;da farklı muhalefet partilerinin katılımıyla oluşturulan &amp;quot;Dayanışma Harekatı&amp;quot;, düzenlediği ilk protesto eyleminde Başbakan Vladimir Putin ve hükümeti istifaya çağırdı. Son günlerde hızlı bir şekilde reytingi düşmeye başlayan Putin zor günleri geçiriyor.
Ekonomik krize karşı yeterli önlem almamakla suçlanan hükümete karşı başkent Moskova&amp;#39;daki Griboyedova Meydanı&amp;#39;nda Dayanışma Harekatı&amp;#39;nca düzenlenen protesto eylemine, muhalif görüşlü Vatandaş Birliği Partisi, Demokrat Halk Partisi, Savunma, Değişim ve Özgür Radikaller gibi örgütleri temsil eden yaklaşık 500 kişi katıldı.
Ellerinde Hodorkovski ve Politkovskaya&amp;#39;nın resimleri bulunan eylemciler, &amp;quot;Putin, Chaves&amp;#39;in yanına defol&amp;quot;, &amp;quot;Oligarkların iflası krizden kurtuluş yoludur&amp;quot;, &amp;quot;Acil seçim istiyoruz&amp;quot; gibi sloganlar içerikli pankartlar açarken, mitingde konuşma yapan eski Başbakan ve Demokratik Halk Partisi Başkanı Mihail Kasyanov, Rusya&amp;#39;daki krizin sadece mali ve ekonomik olmadığına dikkat çekti. Kasyanov, &amp;quot;Bu kriz Rusya&amp;#39;daki mevcut sistemin krizidir. Böyle bir krizin çözümü Putin rehberliğindeki hükümetin ortadan kaldırılmasıyla sistematik olarak gerçekleşmeli&amp;quot; diye konuştu.
Sık sık &amp;quot;Putin&amp;#39;siz Rusya&amp;quot;, &amp;quot;Özgürlük&amp;quot;, &amp;quot;Rusya Bizimdir&amp;quot; sloganlarının atıldığı mitingde konuşma yapan &amp;quot;İnsan Hakları İçin&amp;quot; örgütü lideri Lev Ponomarev ise Rusya&amp;#39;da halen aralarında siyasetçi, işadamı, gazetecilerin de bulunduğu yüzlerce insanın siyasi görüşlerinden dolayı cezaevlerinde bulunduğuna dikkat çekerek, özellikle Kuzey Kafkasya ve Çeçenistan&amp;#39;daki durumun daha kritik olduğunu belirtip, siyasi tutukluların serbest bırakılmasını istedi.
Vatandaş Birliği Partisi Bakanı Garry Kasparov, &amp;quot;Son 8 yıldır petrol fiyatları yüksek olduğu dönemde bile ülke ekonomisini kalkındıramayan bu hükümet şimdiki kriz döneminde ne yapabilir? Hükümetin yaptığı tek şey bu ülkeyi ve halkı felakete ve ölüme sürüklemektir. Rusya&amp;#39;yı Putin ve rejiminden kurtarmak için bugün birlik ve beraberliğe daha fazla ihtiyacımız var. Bugünkü mitingle halkı rejim değişikliği için seferberliğe çağırıyoruz&amp;quot; şeklinde konuştu.
Miting sonrasında İHA&amp;#39;ya açıklamada bulunan Kasparov, &amp;quot;Rusya&amp;#39;da Putin hükümetinin yolsuzluğu sınır tanımıyor. Halk yağmalanıyor. Ve ne yazık ki tüm bu yağmacıların başında Başbakan Putin geliyor. Ülkede olup bitenler görmezlikten gelinerek her şeyin sorumlusu olarak ise Hodorkovski gibi işadamlarımız gösterilip, yolsuzluk gerekçesiyle cezaevine atılıyor. Umarım ki Hodorkovski&amp;#39;nin Moskova&amp;#39;daki bir cezaevine tahliyesi kararı ülke muhalefetini iktidara karşı daha güçlü bir şekilde mücadele vermek için birleştirir&amp;quot; dedi.
&lt;i&gt;Kaynak: İHA
&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 09:46:00 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Kafkaslar için Rus hapishaneleri 'işkencehane'</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/02/12/4359.shtml</link>
<description>
Rusya Federasyonu&amp;#39;nda hapishanelerde tutulan binlerce insandan işkence ve kötü muamele şikayetleri geldiği ve mağdurların çoğunluğunun Kafkasyalı oldukları belirtildi.
İnsan hakları örgütleri 10 Şubat&amp;#39;ta Moskova&amp;#39;da düzenledikleri basın toplantısında Rus hapishanelerinde özellikle Çeçenlere hayatı dar eden manzaralara dikkat çekti.
Rusya İnsan Hakları Hareketi Başkanı Lev Ponomarev, tutukluların haklarını savunma vakfına her sene tutuklu ve hükümlülerden uğradıkları işkence ve zulümler hakkında on binlerce şikayet geldiğini, bunlardan çoğunun da Kafkasyalılardan olduğunu söyledi. Sivil Yardım Komitesi Başkanı Svetlana Gannuşkina da, hapishane müdürlerinin bazılarının Çeçenya&amp;#39;daki savaşa katılmış eski askerler olduğuna dikkati çekerek &amp;quot;Bu kişiler Çeçenlerden hiçbir rasyonel amaçları olmadan intikam almaya çalışıyor&amp;quot; dedi.
Rus-Çeçen Dostluk Cemiyeti&amp;#39;nin eski başkanı, &amp;#39;Sınırsız İyilik&amp;#39; adlı sivil hareketin lideri İmran Ejiyev ise, hapishanelerden birinde sabah namazı kılınırken edebe aykırı parçalar çalındığını ve buna tepki gösteren bir Çeçen&amp;#39;in hücreye atıldığını anlattı. Ejiyev&amp;#39;in aktardığı bilgilere göre şu anda Volgograd bölgesindeki LİU-15&amp;#39;de (Tedavi-İnfaz Kurumu) mahkum olarak bulunan Çeçen Zubayr Zubayrayev işkenceye maruz kalıyor.
Ejiyev gazetecilere Zubayrayev&amp;#39;e  yapılan işkenceyi anlatan fotoğrafları da gösterdi. Fotoğrafta Zubayrayev&amp;#39;in yaralarının bağlandığı sargı bezinden irin sızdığı görülüyor. Ejiyev kendisiyle görüştüğü Zubayrayev&amp;#39;in ilave ceza olarak sargısının bir aydır değiştirilmediğini söylediğini belirtti. Ejiyev bu fotoğrafı Zubayrayev ile görüştüğü sırada hapishane yönetiminin izniyle çektiğini, yönetimin mahkumun kendisinin yol açtığı yarayı dikkat çekmek için kopardığını öne sürdüklerini belirtti.
Ejiyev, Zubayrayev&amp;#39;in başının copla dövülmekten şiştiğini, sargısının ise tahammül edilemeyecek şekilde irin koktuğunu anlattı.
Basın toplantısına katılan Zubayr&amp;#39;ın kız kardeşi Malika ise, hapishane yönetiminin insan hakları savucularına şikayette bulunmaya son vermediği takdirde Zubayrayev&amp;#39;i &amp;#39;işini bitirmekle&amp;#39; tehdit ettiklerini de açıkladı.
Malika&amp;#39;nın anlattığına göre, Zubayr Zubayrayev Çeçenya&amp;#39;daki savaş döneminde bir süreliğine mülteci statüsü aldığı Avusturya&amp;#39;da kaldı. Dönüşünden kısa bir süre sonra 2007&amp;#39;de gözaltına alındı. Bir müddet ailesi Zubayrayev&amp;#39;in nerede olduğunu dahi öğrenemedi.
Ağustos 2007&amp;#39;de Zubayrayev güvenlik güçleri çalışanına saldırmak ve silah bulundurmak suçlamasıyla beş yıl hapse çarptırıldı. Kısa bir süre sonra Volgograd&amp;#39;a hapse gönderildi. Kız kardeşi kendisine ulaştığında Zubayrayev, işkenceye maruz kaldığını anlattı. Malika kardeşini ilk gördüğünde yüzündeki şişlikler ve gözlerinin neredeyse tamamen tapanmış olması nedeniyle tanıyamadığını ancak sesinden çıkardığını söyledi.
İnsan hakları yetkilileri hapishane yönetimi, savcılık ve Rusya İnsan Hakları Yetkilisi Vladimir Lukin&amp;#39;e yapılan başvurulardan şimdilik sonuç alamadıklarını ifade etti.
Zubayrayev için Amnesty International (Uluslararası Af örgütü) da devreye girdi. Basın toplantısında Amnesty&amp;#39;nin yaptığı girişim de anlatıldı.
Svetlana Gannuşkina, &amp;#39; Islah ve Yargı Sisteminde Çeçenler&amp;#39;  adlı bir sunum yaptı. Gannuşkina&amp;#39;nın aktardığı bilgiler ise şöyle:
Tomsk şehrindeki 3. Tomsk Hapishanesi&amp;#39;nde silahlı gruba katılmak suçundan 14 yıl hapis cezası almış İslam İsayeviç Taipov sonu gelmez işkencelere maruz kaldığı haberi geldi. Taipov kendi durumunu ancak birlikte yattığı bir başka mahkumu ziyarete gelen yakınlarına rastladıkları herhangi bir Çeçen&amp;#39;e iletmeleri ricasıyla verdiği bir not sayesinde haberdar edebildi. Taipov&amp;#39;un bulunduğu hapishane acımasızlığı ifade eden &amp;#39;kızıl bölge&amp;#39; olarak kabul ediliyor. Ancak Gannuşkina&amp;#39;nın maruz kaldığı işkencelerin bu hapishanenin ününü bile geride bıraktığı söyleniyor. Taipov&amp;#39;un meselesi sonunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&amp;#39;ne ulaştı. Mahkeme davayı görüşmeyi kabul etti. Dilekçesinde Taipov işkence altında alınan ifadelerle mahkum edildiğini anlatıyor. Akrabaları ise Taipov&amp;#39;un dava sonuçlanmadan öldürülmesinden korkuyor. Taipov hapse girdiği ilk gün soyularak üzerine köpek salınmış. Bedeninde halen köpeğin diş izlerini taşıyor. Bu ilk günün ardından hücrede aç olarak 15 gün tutulmuş ve her gün işkence görmüş. Taipov&amp;#39;un yakınları Tomsk&amp;#39;a gidip hapishane müdürüyle görüşmeyi başarmış. Ancak müdür içeride olup bitenlere müdahale edecek durumda olmadığı yanıtını vermiş. İslam&amp;#39;ın akrabası Rustam Taipov&amp;#39;un tutulduğu Nijegorod hapishanesinde de durum aynı. Bu hapishane müdürünün iddiasına göre Çeçenleri baskı altında tutma emri direk Moskova&amp;#39;dan geldi. Müdür aynı emrin ağustostaki savaştan sonra hapishanelerdeki Gürcüler için de geçerli olduğunu öne sürüyor.
Tomsk hapishanesinde bulunan Farid Hayrulayeviç İsrailov&amp;#39;un da işkenceler sonucunda kaburgası kırıldı. Annesinin şikayetinin ardından hapishane müdürü yeniden Farid&amp;#39;in burnunu kırdı. Ardından da İsrailov 6 ay ceza hücresine kapatıldı. Annesi oğlunun yaşadıklarını serbest kalan bir mahkumdan öğrendi. Serbest kalan mahkum sistematik işkenceye maruz kalan Farid&amp;#39;in bir defasında az kalsın havlu ile boğulacağını anlattı.
1977 doğumlu İslam Said Ahmedoviç Batsiyev de, Saratov bölgesine bağlı Pugaçev şehrindeki UŞ-382/4 ıslahevinde tutuluyor. Eşi insan hakları merkezi Memorial&amp;#39;e kocasının hapiste maruz kaldığı acımasızlığı şöyle aktardı: Ona işkence ediyorlar, ibadet etmesine müsaade etmiyorlar, namaz kılabilmek için resmi izin kağıdı göstermesini istiyorlar. Ben onu dövülmüş olarak gördüm, iki sol kaburgası kırıldı, ayağı, başı şişti, sağ böbreği zarar görmüştü, zayıf ve solgundu.&amp;quot;
Rusya hapishanelerinde namaz kılanlar genelde düzeni bozmakla suçlanıyor. Bazı hapishanelerde namaz kılmak alenen yasak. Birçok tutuklu domuz etinden yapılmış şeyleri yemeğe zorlandıklarını söylüyor. Bazı hapishanelerde Kur&amp;#39;an bile okumak yasak.
Çeçenya&amp;#39;daki Çeçenler Rusya&amp;#39;nın farklı bölgelerindeki dayanılmaz işkenceler yüzünden tüm tutuklu yada mahkumların Çeçenya yada Kuzey Kafkasya&amp;#39;daki hapishanelere transferini istiyor.
&lt;i&gt;Kaynak: Kavkazskiy Uzel&lt;/i&gt;
&lt;i&gt;&lt;/i&gt;
Tercüme: Ajans Kafkas
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Thu, 12 Feb 2009 21:54:13 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Rusya'da Kremlin karşıtı gösteriler</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/02/01/4346.shtml</link>
<description>
Rusya&amp;#39;nın uzak doğusunda binlerce kişi, Moskova&amp;#39;nın ekonomi politikalarını protesto etmek için gösteri düzenledi. Protestoların tüm ülke geneline yayılması bekleniyor.
Rusya&amp;#39;nın Vladivostock ve Khabarovsk bölgelerinde yaklaşık 5 bin kişi, yürüyüş yaparak hükümetin ekonomi politikalarını protesto etti. Rus otomotiv sanayisini korumak amacıyla yabancı otomobiller üzerindeki ithalat vergisinin artırılmasına tepki gösteren protestocular, vergilerin eski düzeye çekilmesi talebinde bulundu. Rusya&amp;#39;nın doğu bölgelerinde yaşayan milyonlarca kişi, ikinci el Japon ve Güney Kore aracı kullanıyor.
Bu arada, muhalefetin akşam saatlerine doğru Kremlin yönetiminde değişiklik talebiyle Moskova&amp;#39;da eylem düzenleyeceği bildirildi. Gösterinin izinli olup olmadığı bilinmiyor, ancak 5 bin polisin olası şiddet eylemlerine karşı kritik noktalarda konuşlandırıldığı belirtiliyor.
Başbakan Vladimir Putin de, liderliğini yaptığı Birleşik Rusya Partisi yandaşlarına çağrıda bulunarak, muhalefete karşı gösteriler düzenlenmesini istedi.
Rusya, petrol fiyatlarının düşmesi, yüksek işsizlik oranı ve ekonomik kriz nedeniyle kamu gelirlerinde yüzde 40&amp;#39;lık bir düşüş yaşadı.
Kaynak: Ajanslar
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 07:23:28 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Video. Sverdlovsk Bölgesindeki ana gaz boru hattı patlatıldı. Rus yetkililer yalan söylediler</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/01/14/4330.shtml</link>
<description>
Görgü tanıkların ifadelerine göre, 13.01.2008 tarihinde yerel saate saat 5:40&amp;#39;ta Sverdlovsk Bölgesi Karpinsk şehrin 25 km ve Sosnovka kasabasının 3-5 km uzaklıkta Yamal - Yelets ana gaz boru hattını devre dışı bırak şiddetli patlama meydana geldi.
Yüclerce metre yükselen alevler, Karpinsk ve Krasnoturinsk şehirlerden görüldüğünü ifade edildi. Şiddetli patlamanın Karpinsk şehirdeki apartmanların pencelerini açtığını da ifade edildi.
Hatırlatmak isteriz ki, Rus yetkililer hiç bir yangının olmadığını ve &amp;quot;kazanın&amp;quot; çabukca giderildiğini duyurmuşlardı.
Bu arada görgü tanıkları, gaz boru hattında meydana gelen yangını kameraya çektiler. Video görüntüsünü bu &lt;a href=&quot;http://mreporter.ru/ReporterMessages!viewReport.do?reportid=18383&quot;&gt;linkten&lt;/a&gt; izleyebilirsiniz.
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Wed, 14 Jan 2009 14:38:42 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Rusya, ve Ukrayna arasındaki gerginlik tırmanıyor</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2008/12/31/4312.shtml</link>
<description>
Rusya ile Ukrayna arasında &amp;#39;gaz fiyatlarıyla&amp;#39; ilgili anlaşmazlık devam ediyor. Ukrayna Başbakanı Yulya Timoşenko&amp;#39;nun, Rusya ile gaz krizinin çözümü için Moskova&amp;#39;ya yapmayı planladığı ziyareti iptal ettiği bildirildi.
Ukrayna Başbakanı Yulya Timoşenko&amp;#39;nun Moskova&amp;#39;ya gelmek için Kiev&amp;#39;deki Borispol Havaalanına hareket ettiğini duyuran resmi Rus haber ajansı İtar-Tass, Ukrayna hükümetinden bir yetkiliye dayanarak verdiği haberde, Timoşenko&amp;#39;nun gaz görüşmeleri için yapacağı Moskova ziyaretini iptal ettiğini duyurdu.
Ukrayna Başbakanlık Basın Sekreteri Marina Soroka da, ajansa yaptığı açıklamada, &amp;#39;&amp;#39;Gazprom merkezindeki 2009 yılı gaz fiyatı için yapılan müzakerede (Ukrayna resmi gaz şirketi) Naftogaz&amp;#39;tan yeterince yetkili var&amp;#39;&amp;#39; ifadelerini kullandı.
Bu arada, Rus Gazprom Sözcüsü Sergey Kupriyanov, Moskova&amp;#39;da yaptığı açıklamada, Ukrayna ile gaz sorunu konusunda bir çözüm bulma şansının giderek azaldığını belirterek, &amp;#39;&amp;#39;Açıkça söylemek gerekirse, dün çözüm şansı yüzde 50-50 civarındayken bugün bun yüzde 70-30 civarında&amp;#39;&amp;#39; dedi.
Gazprom Başkanı Aleksiy Miller da, Moskova&amp;#39;da yaptığı açıklamada, Ukrayna&amp;#39;dan 2 milyar dolarlık borcun tahsilatını henüz yapamadıklarını belirterek, &amp;#39;&amp;#39;Ukrayna ile müzakereler kesin bir sonuca ulaşmadı. Ukrayna&amp;#39;nın takındığı tavır yapıcı değil. Yeni yıla birkaç saatin kaldığı bugün içinde bir çözüm bulacağımızı ümit ederim&amp;#39;&amp;#39; ifadelerini kullandı.
Miller, bu gece 24.00&amp;#39;E kadar bir anlaşmaya ulaşmamaları halinde yarın yerel saatle 10.00&amp;#39;dan itibaren Ukrayna gaz verme konusunda bir yasal yükümlülüklerinin kalmayacağını kaydetti.
Gazprom&amp;#39;un, Naftogaz&amp;#39;ın gönderdiği mektupta anlaşma olmaması halinde ülkeleri üzerinden Avrupa&amp;#39;ya giden gaza el koyacağı açıklamasının ardından Ukrayna tarafı böyle bir şeyin söz konusu olmadığı karşılığını verdi.
Rusya ve Ukrayna arasında borç konusunun yanı sıra görüşmeleri kilitleyen bir diğer konuyu da gelecek yıl Kiev&amp;#39;e satılacak gazın fiyatı oluşturuyor.
Gazprom, yeni bir sözleşme yapılmaması halinde Ukrayna&amp;#39;ya gelecek yıl gaz veremeyeceğini ve yeni sözleşmede de gaz fiyatının dünya fiyatları seviyesine çıkarılmasını istiyor.
Rus İtar-Tass ajansı, Gazprom&amp;#39;un daha önce bin metreküp doğal gaz için yarından itibaren 418 dolar istediği haberlerini hatırlatarak, Rus tarafının Ukrayna&amp;#39;ya sattığı gazın fiyatının dünya standartlarına kademeli olarak yükseltilmesini ve bu çerçevede gelecek yıl bin metreküp gaz için 250 dolar önerdiğini duyurdu.
Kaynak: Ajanslar
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Wed, 31 Dec 2008 17:37:02 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Rusya: Enerji kaynakları savaşa yol açabilir</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2008/12/27/4293.shtml</link>
<description>
Rusya Güvenlik Konseyi&amp;#39;nin taslak raporunda, &amp;quot;Ortadoğu, Kuzey Kutbu ve Hazar havzasındaki enerji kaynakları savaşa yol açabilir&amp;quot; denildi.
Rus Kommersant gazetesine göre, henüz taslak halindeki rapor, &amp;#39;2009 -2020 Ulusal Güvenlik Stratejisi&amp;#39; başlığını taşıyor.
Rapora göre, 2020 yılına kadar nükleer silah sahibi ülkelerin sayısı artabilir, dünya dengeleri sarsılabilir.
Rapora göre, enerji kaynakları nedeniyle iktidar mücadelesinin coğrafyası genişleyecek, bu mücadele Rusya&amp;#39;nın da dahil olacağı bir savaşa kadar gidebilecek. Kuzey Kutbu&amp;#39;nun yanı sıra Ortadoğu ve Hazar Havzası yeni cepheler olacak.
Yani, olası bir savaş Türkiye&amp;#39;yi de yakından ilgilendirecek.
Rapordaki tahminlere göre, bu süre içinde nükleer silah sahibi ülkelerin sayısı artabilir.
ABD&amp;#39;nin Orta Avrupa&amp;#39;ya yerleştirmeyi planladığı füze kalkanı gibi projeler, Rusya ve müttefiklerinin sınırlarındaki dengeleri değiştirebilir.
Rapor, önümüzdeki dönemde Moskova&amp;#39;nın olası düşmanlarını da tarif ediyor.
Bunların arasında isim verilmeden &amp;quot;askeri alanda üstünlük peşinde koşan&amp;quot; ülkeler olarak ABD ve önde gelen diğer Batılı devletler yer alıyor.
Ancak, Rusya&amp;#39;nın ulusal çıkarlarını savunabilecek duruma geldiği vurgulanıyor.
&lt;i&gt;Kaynak: CNN&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sat, 27 Dec 2008 08:18:00 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Putin'in annesi Gürcü çıktı</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2008/12/11/4278.shtml</link>
<description>
Rusya Başbakanı Vladimir Putin&amp;#39;in annesi Vera Putina&amp;#39;nın, Gürcü asıllı olduğu ortaya çıktı.
Gürcistan liderini &amp;quot;yumurtalıklarından tavana asacağm&amp;quot; diyen Rusya Başbakanı Vladimir Putin hakkında şok bir iddia konuşuluyor.
Gürcistan&amp;#39;la yaşanan savaşın ardından Gürcülere yönelik sert eleştirileriyle gündemden düşmeyen Rusya Başbakanı Vladimir Putin&amp;#39;in, annesinin bir Gürcü olduğu iddiası ortaya çıktı.
Bir Gürcü köyünde yaşayan Vera Putina adlı kadın, Rusya Başbakanı Putin&amp;#39;in gerçek annesi olduğunu iddia etti. Kremlin, 82 yaşındaki Putina&amp;#39;nın iddiasını yalanladı, fakat kadının ifadesi birçok gerçekle örtüşüyor.
Çocuklığı hep bir esrar perdesinin ardında gizlenen Rusya Başbakanı Vladimir Putin&amp;#39;in &amp;quot;kayıp annesi&amp;quot; bulundu mu? İlk kez 2000 yılında, Putin Rusya Devlet Başkanı seçildiğinde ortaya atılan bir iddia, yeniden gündemde. Gürcistan dağlarındaki Metehi köyünde yaşayan Rus asıllı Vera Putina (82), Vladimir Putin&amp;#39;in gerçek annesi olduğunu savunuyor. Kremlin&amp;#39;in yayınladığı resmi Putin biyografisine bakıldığında, 1999&amp;#39;da ölen Vladimir Spiridonoviç Putin ile ondan bir yıl önce hayata gözlerini yuman Mariya İvanovna Putin, Rus liderin anne-babası olarak görülüyor.
Rusya&amp;#39;nın geçen yaz işgal ettiği Gürcü köyü Gori&amp;#39;ye sadece 20 km uzakta yaşayan Vera Putina&amp;#39;nın iddiasına göre, Vladimir Putin&amp;#39;in babası, Rus bir makine teknisyeni olan Platon Privalov. Bir başkasıyla evli olan Privalov&amp;#39;dan hamile kalan kadın, 7 Ekim 1950&amp;#39;de, &amp;quot;Vova&amp;quot; diye andığı Putin&amp;#39;in doğduğunu söylüyor. 1952&amp;#39;de Taşkent&amp;#39;te tanıştığı bir Gürcü ile evlenip Gürcistan&amp;#39;a yerleşen kadın, gayrimeşru oğlunu önceleri kabul eden kocasının sekiz yıl sonra onu istemediğini belirtiyor. Bu yüzden Vova&amp;#39;yı 1960&amp;#39;da Rusya&amp;#39;daki dedesinin yanına yolladığını ifade ediyor. Kadın, 10 yaşından sonra bir daha hiç karşılaşmadığı oğlunu 1999&amp;#39;da televizyonda görünce tanımış.
Okul kayıtları doğruluyor
Gürcü kadına göre, Putin&amp;#39;in resmi hayat hikayesinde geçen anne-babası, aslında dedesinin onu evlatlık olarak verdiği aile. Metehi köyü yakınlarındaki Kaspi ilkokulu kayıtlarında, 1959-1960 yılları arasında okumuş Vladimir Putin adlı bir çocuğun bulunması, iddiayı destekliyor. Çocuğun hala hayatta olan öğretmeni Şura Gabinaşvili de, &amp;quot;Vova çok zeki bir çocuktu. Rusça en sevdiği dersti. En kısa boylu öğrenci olmasına rağmen her yarışmayı kazanmak isterdi&amp;quot; diyor.
Putin&amp;#39;in eksik hayat hikayesindeki ilk 10 yılı doldurmak isteyen Rus gazeteci Artyom Borovik, Bayan Putina hakkında bir haber yayınlamadan hemen önce geçirdiği uçak kazasında ölmüştü.
&lt;i&gt;Kaynak: Ajanslar&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 14:10:33 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Asrın davası: Türkiye ''Rus komplosu'nu ifşa etti''</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2008/10/21/4227.shtml</link>
<description>
Dün başlayan Ergenekon duruşması, Rus basınında geniş bir şekilde yer aldı. Konuyla ilgili en çarpıcı haber yorum ise Kommersant gazetesindeydi. Gazete, Türkiye&amp;#39;nin, Rusya yanlısı gizli bir teşkilatı deşifre ettiğini ve mahkeme sürecinin başladığını okuyucularına duyurdu.
Ergenekon&amp;#39;a yönelik geçmiş hikayeyi özetleyen Kommersant muhabirleri Mihail Zıgar, Mais Alizade, Ergenekon tutuklularının, milliyetçilik ve komünizm gibi çeşitli görüşleri savunduğunu, iddianamade ise bu örgütün Rus özel birimleri ile irtibatının yazıldığını öne sürdüler.
Gazetedeki haber yorumda, &amp;quot;Hem Türkiye&amp;#39;deki gazetecilerin hem de savcıların belirttiği gibi, yakalanlar Rusya&amp;#39;ya karşı aşırı sıcak ilgi duymaktalar. İşçi Partisi&amp;#39;nin başkanı Doğu Perinçek defalarca Rusya&amp;#39;da bulunmuş ve &amp;#39;Avrasya Hareketi&amp;#39; lideri Aleksandr Dugin ile birlikteliği bulunuyordu. İstanbul Üniversitesinin eski rektörü Kemal Alemdaroğlu, Moskova Devlet Üniversitesi ile işbirliğine dair belgeler imzalamıştı. Generel Şener Eruygur ise açık bir şekilde NATO&amp;#39;yu terk etmeyi, Şangay Örgütü&amp;#39;ne üye olmayı, Rusya ve Îran&amp;#39;la beraber askeri ittifak oluşturmayı teklif ediyordu.
Savcı Öz tarafından hazırlanan iddianamede, Ergenekon&amp;#39;un Rusya istihbarat birimleri ile irtibatı olduğu iddia ediliyor. Artı onları bir araya getiren şahsın Aleksandr Dugin olduğu da vurgulanıyor&amp;quot; dendi.
Gazete, Dugin&amp;#39;in kendisinin, gözaltına alınanları desteklemek için acele ettiğinin altını çizerek, Aleksadr Dugin&amp;#39;in &amp;#39;Amerikaya karşı olanlar hapse atılıyor&amp;#39; isimli makalesinde şunları yazdığını kaydetti:
&amp;quot;Türkiye&amp;#39;de NATO taraftarı güçler Amerikan yanlısı politikaya karşı savaş bayrağı açan Türk toplumunun önemli bir yapılanmasını çökerttiler. Bu Amerikalıların Kosova, Doğu Avrupa ve eski SSCB mekanında aktif faaliyeti ile irtibatlıdır. Amerikalar Ukrayna ve Gürcistan&amp;#39;ı NATO&amp;#39;ya üye etmek için çabalıyor ve diğer faaliyetlerde bulunuyor.&amp;quot;
Anayasa Mahkemesi AKP&amp;#39;yi kapatmadığı için, aralarındaki anlaşma gereği(!) Ergenekon davasının da düşeceği iddiasında bulunulan haber yorum şu cümleyle sona erdi: &amp;quot;Ama bu süreçte en fazla zarar görenler ise kuşkusuz Türkiye&amp;#39;de bulunan Rusya yanlıları oldu.&amp;quot;
Kaynak: Ajanslar
Kavkaz Center
</description>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2008 16:32:51 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Moskova'da Ruslan Yamadayev öldürüldü</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2008/09/24/4186.shtml</link>
<description>
Rus haber kaynakların verdiği kesin bilgilere göre, Rus GRU (askeri istihbarat)&amp;#39;ın &amp;quot;Vostok&amp;quot; adlı çetenin elebaşı Sulim Yamadayev&amp;#39;in ağabeyisi Ruslan Yamadayev silahlı saldırı sonucunda Moskova&amp;#39;nın tam kalbinde öldürüldü.
Rus medyasına göre, saldırı, Smolenskaya nehir yolunda akşam 17:15 sıralarında meydana geldi. Ruslan Yamadayev&amp;#39;in yanında Rusya&amp;#39;nın Çenistan&amp;#39;daki ordusunun eski komutanı Sergey Kizyun olduğu halde arabasıyla giderken kırmızı ışıkta yandaki Audi 80 marka eski bir arabadan inen maskeli birisi yaklaştı ve Mercedes&amp;#39;in açık penceresinden içeri 9 mm&amp;#39;lik otomatik silahla kurşun yağdırdı. Saldırgan aynı otomobile binerek kaçtı.
Yamadayev olay yerinde öldü, emekli Rus komutan ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Yamadayev kardeşlerinden İsa habercilere yaptığı açıklamada, ailesinin kardeşleri öldürmek için Kadırovun tezgah kurduğuna dair haberler aldığını söyledi. Olay ayrıntılarını bilmediği ve Sulim Yamadayevin aracinin içinde ağabeyisi kurşunlandığını söyledi. Onun elde ettiği bilgilere göre Ruslan, Sergey Kizyun ile &amp;quot;Kremlinde Medvedevin yardımcısı&amp;quot; ile buluşucaktı. Bu buluşmanın gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmiyor.
Hatırlatalım, Yamadayev kardeşler Ramzan Kadırov ile son yıllarda düşmandılar. Nisan 2008&amp;#39;de Kadırov ve Yamadayev çeteler arasında Gudermes şehrinde şiddetli çatışmalar yaşanmıştı ve iki taraftanda ciddi kayıplar olmuştu.
Sulim Yamadayev ve Ramazan Kadırov arasındaki anlaşmazlık, Putin&amp;#39;in istifası ve yerine varisi Medvedev&amp;#39;i atayacağı belli olunca bariz bir şekilde arttı.
Moksovada, Medvedev&amp;#39;in Kremlin&amp;#39;e kabulünden sonra Putin&amp;#39;in en iğrenç mirası Kadırov&amp;#39;u kovacağı söylentileri hemen yayıldı.
İddialara göre rakebet grubun kardeşlerinden biri, Ruslan Yamadayev, Kadırova karşı ağırlık olarak kullanılacaktı. Bu söylentiler Kadırovun Yamadayeve karşı düşmanlığı ve kardeşler üzerindeki baskıları artırdı.  
Hatırlatalım, daha Aralık 2007 tarihinde Kavkazan Haamash sitesi kendi kaynaklarına dayanarak, Kadırovun Ruslan Yamadayevi ortadan kaldırmak için iki katili yolladığını haber vermişti.
Sulim Yamadayev, resmen görevden alınmasına rağmen, Rusya Savunma Bakanlığı&amp;#39;nın Merkezi İstihbarat Servisi &amp;quot;GRU&amp;quot;ya bağlı Vostok çetenin elbaşı olduğu hatırlatalım.
Çetenin unsurları Vedeno bölgesinde ve Gudermes şehrinde konuşlanmaktadır. Bu çete, &amp;quot;Zapad&amp;quot; (elebaşı Kakiyev) adlı çete ile birlikte ve Kadırovcu gruplarla Tsinhivalide Gürcü ordusuna karşı çatışmalarda yer almış ve ciddi kayıplar vermiştir.
Tsinhivalide, Rus savcılığı tarafından adam öldürme suçundan aranan Sulim Yamadayev de bulunuyordu
Sulim Yamadayevin Güney Osetyada olduğunu öğrenen Kadırov, bizzat kendisinin Tsinhivaliye gelip onu infaz edeceği uyarısında bulunmuştu.
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 21:33:40 GMT</pubDate>
</item>

</channel>
</rss>
