<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">

<channel>
<title>Kavkazcenter.com</title>
 <link>http://www.kavkazcenter.com/</link>
<description>Latest events in section "&#220;mmet" from Kavkaz-Center</description>
<language>tr</language>

<image>
<title>Kavkazcenter.com</title>
<url>http://imgs2.kavkazcenter.com/imgs/smallb.gif</url>
<link>http://www.kavkazcenter.com/</link>
<width>90</width>
<height>33</height>
</image>

<item>
<title>Çeçen komutanın oğlu havalimanında kayboldu</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/20/4528.shtml</link>
<description>
Dün Rusya&amp;#39;ya iade edilen Çeçen&amp;#39;lerden Çeçen Komutan Emir Supyan&amp;#39;ın oğlu Mashud Abdullayev Mısır&amp;#39;da uçağa bindirilmesine rağmen, Moskova Havalimanı&amp;#39;nda çıkış yapmadı.
Rus yetkililer, böyle bir kişinin uçakta resmi olarak bulunmadığını söylüyorlar.
Abdullayev&amp;#39;in ailesi, resmi yolcu listesine adı yazılmayarak kaybedilmeye çalışıldığını ifade ediyor.
Mashud Abdullaev&amp;#39;in Türkiye&amp;#39;de yaşayan amcası Uveys Abdullaev PressMedya&amp;#39;ya yaptığı açıklamada &amp;quot;Rus Hükümeti, Çeçen genci Mısır&amp;#39;dan teslim almasına ve Kahire&amp;#39;den uçağa bindirmiş olmasına rağmen, şimdi yolcu listesinde bulunmadığını söyleyerek, varlığını inkar ediyor.&amp;quot; dedi.
Benzer durum daha önce de yaşanmış, bu kişilerin Çeçenistan&amp;#39;daki Kadırov yönetiminin elinde olduğu ortaya çıkmıştı.
Rusya 9 Haziran&amp;#39;da teslim aldığı Çeçenlerden birisini de Kadırov&amp;#39;a göndermişti.
Rus basınında yer alan haberlere göre Doku Umarov&amp;#39;un yardımcısı Supyan Abdullayev&amp;#39;in oğlu Mashud Abdullayev Mısırtarafından ülkeden çıkarılarak Rusya&amp;#39;ya gönderilme kararı alınmıştı.
Amnesty İnternational teşkilatı Mısır hükümetin kararına karşı gelerek ülkeden çıkarılan Çeçenlerin Rusya&amp;#39;da baskıyla karşılaşacaklarını öne sürdü. Ayrıca Mashud Abdullayev&amp;#39;e de babası yüzünden baskı yapılacağı iddia edildi. Amnesty İnternational teşkilatının üyesi Saymon Kosgrov&amp;#39;un açıklamasına göre Mısır&amp;#39;da gözaltına alınan öğrenciler Mahsut&amp;#39;un da yakalandığını haber verdiler.
Kosgrov Mısır&amp;#39;ın Mashud&amp;#39;un Rusya&amp;#39;ya gönderilmemesini talep ettiklerini bildirdi. Dün Moskova&amp;#39;ya Mısır&amp;#39;dan çıkarılan Çeçenler uçakla getirildi. Ancak getirilen Çeçenlerin arasında Mashud bulunmuyordu.
Hukuk savunucuları Mashud&amp;#39;un Rusya&amp;#39;ya değil Azerbaycan&amp;#39;a gitmek istediğini ve bu konuda Mısır&amp;#39;dan talepte bulunduğunu açıkladı. Mashud Mısır&amp;#39;a gitmeden önce Azerbaycan&amp;#39;da ikamet ediyor ve göçmen statüsünde bulunuyordu. Mahsut Abdullayev 2006 yılının Şubat ayından beri el-Ezher üniversitesinde eğitim alıyordu.
&lt;i&gt;Kaynak: Ajanslar&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 17:21:42 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Mülteciler piknikte buluştu</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/20/4529.shtml</link>
<description>
İstanbul&amp;#39;da yaşayan Çeçenistanlı, Iraklı, Türkmen, Doğu Türkistanlı, Ahıskalı, Sudanlı yaklaşık 700 mülteci İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle düzenlenen piknikte bir araya geldiler. Arnavutköy Kayabaşı mesire alanında bu yıl ikincisi düzenlenen mülteci pikniğinde ayrıca Irak&amp;#39;ta ABD tarafından atılan bombalar yüzünden hastalanan ve Türkiye&amp;#39;de Başbakan Tayyip Erdoğan ve İHH tarafından sahiplenilenerek tedavisi yapılan 9 yaşındaki Şerzat&amp;#39;da ailesiyle birlikte hazır bulundu.
İstanbul&amp;#39;da yaşayan Çeçenistanlı, Iraklı, Türkmen, Doğu Türkistanlı, Ahıskalı, Sudanlı yaklaşık 700 mülteci İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle düzenlenen piknikte bir araya geldiler.
Arnavutköy Kayabaşı mesire alanında bu yıl ikincisi düzenlenen mülteci pikniğinde ayrıca Irak&amp;#39;ta ABD tarafından atılan bombalar yüzünden hastalanan ve Türkiye&amp;#39;de Başbakan Tayyip Erdoğan ve İHH tarafından sahiplenilerek tedavisi yapılan 9 yaşındaki Şerzat&amp;#39;da ailesiyle birlikte hazır bulundu. Piknikte Başta İHH, olmak üzere BM Türkiye Temsilcisi ve Mülteciler için oluşturulan Sivil Toplum kuruluşu temsilcileri ve yazarlarında katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan İHH Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Dede, İki yıldır Türkiye&amp;#39;de yaşayan ve İHH tarafından tedavi edilen Şerzat ve ailesine bundan sonra hayatlarını südürecekleri Kanada&amp;#39;da başarı diledi.
Türkiye&amp;#39;nin sadece Asya ile Avrupa arasında bir ticari köprü olmadığını aynı zamanda mülteci yolu olarak da bir köprü vazifezi gördüğünü belirten Dede, böyle kritik bir ülkede hala mülteciler yasasının çıkarılmamış olmasını ihmal olarak değerlendirdi. Türkiye&amp;#39;de belirlenmiş bir mülteci yasası olmadığı için Türkiye&amp;#39;yi geçiş üssü olarak kullanan mültecilerin burada insan ve kadın tacirleri ile uluslararası organ tacirlerinin ellerine düştüklerini belirten Dede, acil olarak mültecilik yasasının çıkarılmasını istedi.
Basın toplantısında söz alan Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak ise üç kıtaya hükmeden Osmanlının mirasçıları olarak belli bir misyonuda devraldığınızı belirterek, &amp;quot;Daha dün Filipinlerde yaşayan Müslümanların temsilcileri gelerek ülkelerinde yaşadıkları sorunun çözümü için Türkiye&amp;#39;nin BM nezdinde kendilerine aracı olmasını istediler.&amp;quot; dedi. Mültecilik ve Ensarlığın İslamda kurucu temel bir unsur olduğunu vurgulayan Dilipak, &amp;quot;Bu anlamda üzerine farz olan dini bir görevi yerine getirdiği için İHH&amp;#39;ya teşekkür ediyorum&amp;quot; şeklinde konuştu.
Basın toplantısında ayrıca BM Türkiye Temsilcisi fuat özüdoğru, Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak, Doğu Türkistan Maarif Derneği Başkan Yardımcısı Alim Can, Ahıskalılar Yardımlaşma Vakfı Başkanı Mehmet Oğuz, Irak Türkmenleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Mithat ibrahim hazır bulundular.
Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Küçük Şerzat ise iki yıldır kendisine ve ailesine sahip çıkan başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere İHH İnsani Yardım Vakfı&amp;#39;na teşekkür etti. Şerzat Türkiye&amp;#39;de en çok Başbakan Erdoğan&amp;#39;ı özleyeceğini söyledi. Küçük Şerzat ve kardeşlerinin gazetecilerle akıcı bir Türkçe ile sohbet etmesi dikkat çekti.
Öte yandan Düzenlenen pikniğe katılan yaklaşık 700 mülteci, mutlu bir gün geçirmenin sevincini yaşadı. Özellikle piknik alanında oyun oynayan mülteci çocukların mutlulukları görülmeye değerdi.
Savaş ve işgaller sebebiyle kendi vatanlarından uzakta Türkiye&amp;#39;de hayat mücadelesi veren Iraklı, Çeçenistanlı ve Doğu Türkistanlı, Sudanlı, Ahıskalı, Iraklı mülteciler, birbirlerinin hallerini hatırını sorarak, sıkıntılarını paylaştılar. Mülteciler, bu piknik vesilesiyle gurbette yaşamanın burukluğunu bir nebze de olsa unuttular.
&lt;b&gt;42 milyon insan mülteci oldu &lt;/b&gt;
İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle hazırlanan Mültecilik Raporundaki rakamlar, savaş ve işgaller sebebiyle mağdur olan milyonlarca mültecinin yaşadığı insani dramı çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
2008 yılında 26 milyon insan kendi ülkesi içinde göç ederken 16 milyon insan da güvende olacaklarını düşündükleri ülkelere sığındılar. Türkiye&amp;#39;de ise 18 bin kayıtlı mülteci yaşıyor. Buna kayıt dışı mülteciler de eklendiğinde rakam çok daha kabarıyor.
&lt;b&gt;İHH&amp;#39;nın mülteci çalışmaları &lt;/b&gt;
İHH İnsani Yardım Vakfı, kurulduğu günden bu yana faaliyetlerinin önemli bir bölümünü mültecilere yönelik gerçekleştirmektedir. İHH, 1992-95 Bosna Savaşı&amp;#39;ndan bu yana elini uzatabildiği savaş ve afet coğrafyalarında yaşanan mülteci sorunları ile ilgilenirken Türkiye&amp;#39;de de mültecilere yönelik insani yardım çalışmalarında bulunuyor. İHH İnsani Yardım Vakfı her türlü mahrumiyeti yüklenerek, yerini yurdunu arkasında bırakarak bu insanların acılarını dindirebilmek, ihtiyaçlarını giderebilmek için coğrafi ayrım yapmaksızın çalışmalarını devam ettiriyor. Mültecilerin günlük temel ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra, karşı karşıya kaldıkları diğer sorunları da gündeme getirmeye çalışıyor.
&lt;i&gt;Kaynak: İHH&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 16:29:47 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Mısır, Çeçen liderin oğlunu ölüme yolladı</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/19/4527.shtml</link>
<description>
İsrail&amp;#39;in Gazze ablukasına karşı destek veren Mısır, şimdi de Çeçen direnişçilere karşı Rusya ile işbirliğine başladı.
Mısır, Çeçen direniş liderinin oğlunu Rusya&amp;#39;ya sınırdışı etti. Uluslararası af örgütü Amnesty International, 22 yaşında öğrenci olan Mashud Abdullayev&amp;#39;in Rusya&amp;#39;da işkence göreceği veya öldürüleceğinden endişe edildiğini bildirdi.
Mashud Abdullayev&amp;#39;in Rusya&amp;#39;ya sınırdışı edilmesi, Rusya devlet başkanı Dmitri Medvedev&amp;#39;in önümüzdeki Salı günü Mısır&amp;#39;a yapacağı ziyaretin hemen öncesine gelmesi dikkat çekti.
Uluslararası af örgütü Amnesty International&amp;#39;dan yapılan açıklamada, Çeçen direniş liderlerinden Supyan Abdullayev&amp;#39;in oğlu Mashud&amp;#39;un bir başka Çeçen ile birlikte Moskova&amp;#39;ya giden bir uçağa bindirilerek gönderildiği kaydedildi. Supyan Abdullaev, Çeçen direnişi içinde Dokka Umarov&amp;#39;un varislerinden sayılıyor.
Mashud&amp;#39;un diğer Çeçen öğrencilerle birlikte Mayıs ayı içinde yabancı öğrencileri hedef alan baskınlar sırasında tutuklandığı bildirildi.
Mısır, Perşembe günü de dört Çeçen&amp;#39;i Moskova&amp;#39;ya sınırdışı etmişti. Daha önce ilişkileri iyi olan Mısır&amp;#39;ın, son haftalarda Rusya&amp;#39;dan ithal edilen buğdayının kalitesi sebebiyle Moskova ile ticari sorunlar yaşamıştı.
Amnesty International Ortadoğu ve Kuzey Afrika programı direktör yardımcısı Hassiba Hacı Sahraoui, &amp;quot;Mısırlı yetkililer işkence riski olan ülkelere insanları tekrar sınırdışı ettiler. Bu geri vermemesi prensibinin tamamen ihlalidir. Mısır&amp;#39;da gözaltına alınan daha fazla öğrencinin aynı sınırdışı edilme riskini yaşadığından endişe ediyoruz.&amp;quot; dedi.
Amnesty International, Mısır&amp;#39;dan Rusya&amp;#39;ya zorla sınırdışı edilen öğrencilerin daha önce Azerbaycan&amp;#39;da mülteci statüsünde bulunduklarını ve sonra eğitim için Mısır&amp;#39;a geldiklerini kaydetti.
Mısır içişleri bakanlığı sözcüsü suçlamalar karşısında sessiz kalmayı tercih etti.
Kaynak: Ajanslar
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 16:56:18 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Mısır 4 Çeçen'i Rusya'ya gönderdi!</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/18/4525.shtml</link>
<description>
Uluslararası Af Örgütü ve İMKAN-DER gibi sivil toplum örgütleri Mısır&amp;#39;ın 6 Çeçen&amp;#39;i sınırdışı edebileceği yönünde kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışırken, Mısır yönetimi 4 Çeçen&amp;#39;i Rusya&amp;#39;ya sınırdışı etti.
ABD Başkanı Barack Obama&amp;#39;nın 4 Haziran&amp;#39;daki Kahire ziyareti öncesi ‘temizlik&amp;#39; yapan Mısır yönetimi tutukladığı Çeçen öğrencileri Rusya&amp;#39;ya sınır dışı ediyor. Uluslararası Af Örgütü gibi uluslararası insan hakları örgütlerinin Çeçenlerin Rusya&amp;#39;da işkence görebileceği uyarısı da Kahire&amp;#39;nin sınır dışı konusunda son adımı atmasını önleyemedi.
9 Haziran&amp;#39;da dört Çeçen&amp;#39;in Rusya&amp;#39;ya gönderilmesinin ardından Uluslararası Af Örgütü tarafından yapılan açıklamaya göre, bugün öğleden sonra Mısır hükümeti yetkilileri 4 Çeçen&amp;#39;i Rusya&amp;#39;ya giden uçağa bindirerek sınırdışı etti. Çeçenleri taşıyan uçağın Moskova saati ile 17.00 sularında Moskova Domodedovo Havaalanı&amp;#39;na iniş yapacağı ve burada Rus yetkililere teslim edileceği öğrenildi.
İki öğrenci de uçağa yetiştirilemediği için yarın gönderilecek.
Uçağa binemeyen iki Çeçen&amp;#39;den birinin Çeçen lider Dokka Umarov&amp;#39;un yardımcısı Supyan Abdullayev&amp;#39;in 22 yaşındaki oğlu Mashud Abdullayev. 2006&amp;#39;dan beri Ezher Üniversitesi&amp;#39;nde okuyan Abdullayev&amp;#39;in arkadaşı Ruslan Musayev, &amp;quot;Rusya&amp;#39;ya gitmek istemiyor. Çünkü orada problemle karşılaşacak&amp;quot; dedi.
Çeçenlerin Rusya&amp;#39;da karşılaşacakları sorunlar nedeniyle Azerbaycan&amp;#39;a gitmek istedikleri ama yetkililerin bunu reddettiği belirtildi.
Hatırlanacağı üzere Uluslararası Af Örgütü, 6 Çeçen&amp;#39;in sınırdışı riski içinde olduğunu duyurmuş ve bu Çeçenlerin özgürlük mücadelesine aktif katkıda bulunan isimlerin akrabaları olduğuna dikkat çekerek, Rusya&amp;#39;ya iadeleri halinde işkenceye maruz kalma ve öldürülme riski altında olduklarını duyurmuştu.
Sivil toplum örgütlerinin tüm çabalarına rağmen Mısır yönetimi Mayıs 2009&amp;#8242;da gözaltına alarak tutukladığı onlarca Çeçen öğrenciden 4&amp;#39;sını daha Rusya&amp;#39;ya teslim etmiş oldu. Rusya&amp;#39;ya gönderilen 2&amp;#39;si bayan 4 Çeçen&amp;#39;in kimlikleri şöyle: Magomad Amin Hadjiyev, Usama Ahmadov, Zalina Tarzayeva ve  Zena Mustapayeva.
Şimdi herkes saat 17.00&amp;#8242;de savaş suçlusu Kremlin rejiminin ellerine teslim edilecek Çeçenlerin akıbetini merak ediyor.
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 14:50:05 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Çeçenleri tutuklayan mısır protesot edildi</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/18/4521.shtml</link>
<description>
İnsanı Müdafa ve Kardeşlik Derneği İmkander, Mısır&amp;#39;daki Kafkasyalıların göz altına alınmalarını basın açıklamasıyla protesto edildi...
&lt;b&gt;  &lt;/b&gt;
&lt;b&gt;İMKANDER BASIN AÇIKLAMASI METNİ:&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;İşbirlikçi Mısır Hükümeti Çeçen Mültecileri Serbest Bırakmalıdır!&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;  &lt;/b&gt;
&lt;b&gt;Bağımsız İslami Kafkasya Mücadelemiz Engellenemez!&lt;/b&gt;
1991 yılında Rusya tarafından işgal edilen 1 buçuk milyonluk nüfusuyla Çeçenistan, bugün hala direnmeye devam etmektedir. On binlerce şehid vermesine, halkının önemli bir kısmı mülteci durumuna düşmesine, ülkenin tüm şehirleri yerle bir edilmesine rağmen Çeçenistan cihadı, 18 yıldır kesintisiz olarak sürüyor. 1996 yılında büyük bir hezimete uğrayarak çekilen Rus ordusunun 1999 yılında yeniden Çeçenistan topraklarına girmesiyle bu tarihten sona yeniden alevlenen ve tüm Kafkasya&amp;#39;ya yayılan direniş karşısında işbirlikçi Kadirov yönetimini iktidara getirerek Kafkasya&amp;#39;da yükselen İslami direnişi boğacağını düşünen Rus Emperyalizmi hedeflerine ulaşamamıştır.
Şimdi desteklediği işbirlikçi yönetim eliyle Mücahidlerin İslam dünyasına hicret etmiş ailelerini bir şantaj aracı olarak kullanmaktadır. Bu amaçla Kadirov yönetimi Azerbaycan, Türkiye ve son olarak Mısır&amp;#39;da yaşayan Çeçenlerin Rusya&amp;#39;ya ve kendi sadist, işkenceci yönetimine teslim edilmesi için çaba sarfetmektedir. Türkiye&amp;#39;de oluşan kamuoyu baskısı sebebiyle emellerine ulaşamayan Rusya ve Kadirov yönetimi şimdi Mısır&amp;#39;da yaşayan Çeçenlere gözlerini çevirmiş durumdadır.
Mısır Hükümeti, ABD Başkanı Barack Obama&amp;#39;nın yeni Ortadoğu planı çerçevesinde Mısır&amp;#39;a yaptığı ziyaret öncesinde çoğu Kafkasyalı 198 kişiyi &amp;quot;tedbir&amp;quot; bahanesiyle gözaltına almış; bu kişilerden 4&amp;#39;ünü 9 Haziran&amp;#39;da sessiz sedasız Rusya&amp;#39;ya teslim etmişti. Teslim edilen kişiler arasında bulunan 1 Çeçen ise Moskova Havaalanında hazır bekleyen Rus destekli Çeçen Hükümetinin istihbarat elemanlarına verilmişti.
Mısır Hükümeti, gözaltına aldığı Kafkasyalı mültecilerden ikisi kadın 6 Çeçen&amp;#39;i daha Rusya&amp;#39;ya teslim etme kararı almış durumda. Çeçenistan Bağımsızlık savaşında şehid düşen iki mücahidin eşleri Zena Mustapaeva ve Zalina Tarzaeva; Mısır&amp;#39;da öğrenim gören ve aileleri Çeçenistan&amp;#39;da Rus işgaline karşı verilen savaşta yer alan Muhammed Amin Adihajiev, Usam Ahmedov, Ahmed Azimov ve Maskhud Abdullaev; Rusya&amp;#39;ya teslim edilmek üzere Mısır&amp;#39;daki bir askeri hapisanede tutsak durumunda.
Mısır, tüm uluslarası antlaşma ve teamüllere aykırı olarak, kendisine sığınan Çeçen mültecileri işgalci Rus Hükümetine teslim etmek istemektedir. Mısır&amp;#39;da hiçbir suç işlememiş bu kişilerin hangi gerekçeyle Rusya&amp;#39;ya iade edilmek istendiği konusunda Mübarek yönetimi her hangi bir açıklama yapmamaktadır. Aileleri ve avukatlarıyla görüştürülmesi yasaklanan mültecilerin sağlık durumları hakkında endişe duyuyoruz.
İnsan Hakları Kuruluşları, daha önce Azerbaycan tarafından Rusya&amp;#39;ya iade edilen mültecilerin kötü muamele gördüklerini, bir tutsağın ise hapisanede işkence sonucu öldürüldüğünü duyurmuşlardı. Rusya&amp;#39;nın desteklediği Kadirov yönetiminin işkence konusundaki sabıkası göz önünde bulundurulduğunda, mültecilerin iade edilmeleri durumunda nasıl bir muameleyle karşılaşacakları ortadadır.
Çeçenistan&amp;#39;ın Rus işbirlikçisi Devlet Başkanı Ramazan Kadirov, devlet televizyonundan yaptığı açıklamada İslamcı direnişçilerin ailelerine hiçbir şekilde merhamet gösterilmeyeceğini, bu kişileri yerin 3 metre altına gömeceğini açıkça ilan etmişti. Şimdi Mısır Hükümeti, böylesine sadist bir kişiye direnişçilerin yakınlarını teslim etmek istemektedir.
Mübarek yönetimi, İsrail&amp;#39;in Gazze&amp;#39;ye yönelik saldırısı esnasında sınır kapılarını kapatarak işbirlikçi bir tutum içerisine girmişti. Şimdi aynı yönetim işbirlikçi tutumunu Çeçen mülteciler konusunda da göstermektedir.
Mısır yönetiminin topraklarını işgal eden Rusya&amp;#39;ya, kendisine sığınan Çeçen aileleri teslim etmesi utanç verici bir durumdur. Ancak, bu utanç ancak Mübarek yönetimine yakışır.
Küresel Emperyalizmin tüm dünyada yok etmek istediği İslami mücadele, bu işbirlikçi yönetimler eliyle bitirilemeyecektir. Bizler Bağımsız İslami Kafkasya mücadelesinin sonuna kadar yanında yer aldığımızı ilan ediyoruz.
Mücahid Çeçenlerin Aileleri Derhal Serbest Bırakılsın!
Yaşasın Bağımsız İslami Kafkasya Mücadelemiz!
&lt;b&gt;Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı&amp;#39;na &lt;/b&gt;
&lt;b&gt;  &lt;/b&gt;
&lt;b&gt;Ankara&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;
18 Haziran 2009
Mısır Hükümeti, ABD Başkanı Barack Obama&amp;#39;nın yeni Ortadoğu planı çerçevesinde Mısır&amp;#39;a yaptığı ziyaret öncesinde çoğu Kafkasyalı 198 kişiyi &amp;quot;tedbir&amp;quot; bahanesiyle gözaltına almış; bu kişilerden 4&amp;#39;ünü 9 Haziran&amp;#39;da sessiz sedasız Rusya&amp;#39;ya teslim etmişti. Teslim edilen kişiler arasında bulunan 1 Çeçen ise Moskova Havaalanında hazır bekleyen Rus destekli Çeçen Hükümetinin istihbarat elemanlarına verilmişti.
Mısır Hükümeti, gözaltına aldığı Kafkasyalı mültecilerden ikisi kadın 6 Çeçen&amp;#39;i daha Rusya&amp;#39;ya teslim etme kararı almış durumda. Çeçenistan Bağımsızlık savaşında şehid düşen iki mücahidin eşleri Zena Mustapaeva ve Zalina Tarzaeva; Mısır&amp;#39;da öğrenim gören ve aileleri Çeçenistan&amp;#39;da Rus işgaline karşı verilen savaşta yer alan Muhammed Amin Adihajiev, Usam Ahmedov, Ahmed Azimov ve Maskhud Abdullaev; Rusya&amp;#39;ya teslim edilmek üzere Mısır&amp;#39;daki bir askeri hapisanede tutsak durumunda.
Mısır, tüm uluslarası antlaşma ve teamüllere aykırı olarak, kendisine sığınan Çeçen mültecileri işgalci Rus Hükümetine teslim etmek istemektedir. Mısır&amp;#39;da hiçbir suç işlememiş bu kişilerin hangi gerekçeyle Rusya&amp;#39;ya iade edilmek istendiği konusunda Mübarek yönetimi her hangi bir açıklama yapmamaktadır. Aileleri ve avukatlarıyla görüştürülmesi yasaklanan mültecilerin sağlık durumları hakkında endişe duyuyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti nezdinde girişimlerde bulunarak, Rusya&amp;#39;ya iade edilmek istenen Çeçenlerin iade edilmesi işlemini durdurabilir. Çeçenistan&amp;#39;la tarihten gelen bağları bulunan Türkiye, Çeçen halkının karşı karşıya bulunduğu bu  drama sessiz kalmamalıdır.
&lt;i&gt;İmkan-Der Başkanı&lt;/i&gt;
&lt;i&gt;Nuray Canan Bezirgan&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Mısır Arap Cumhuriyeti Büyükelçiliği&amp;#39;ne&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;  &lt;/b&gt;
&lt;b&gt;Ankara&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;
18 Haziran 2009
1991 yılından bugüne kadar 18 yıldır topraklarını işgal eden Rusya&amp;#39;ya karşı savaşan Çeçenistan halkının içinde bulunduğu dramatik durum malumu alinizdir.
Güvenli bir hayat kurmak maksadıyla çocuklarıyla birlikte ülkenize sığınmış durumdaki ailelere yardım etmek hem insani, hem de İslami bir sorumluluk olarak ortada durmaktadır. Bu kişilerin bir kısmı, henüz çocuk yaşta ülkelerinden ayrılmak durumunda kalıp, Mısır&amp;#39;a hicret etmiş; hatta bir kısmı Mısır&amp;#39;ın önemli eğitim kurumlarında öğrenim görmektedirler.
Çeçenistan Bağımsızlık savaşında şehid düşen iki mücahidin eşleri Zena Mustapaeva ve Zalina Tarzaeva; Mısır&amp;#39;da öğrenim gören ve aileleri Çeçenistan&amp;#39;da Rus işgaline karşı verilen savaşta yer alan Muhammed Amin Adihajiev, Usam Ahmedov, Ahmed Azimov ve Maskhud Abdullaev hakkında almış olduğunuz iade kararını tekrar gözden geçirmenizi, ülkenizde hiçbir suç işlememiş bu kişileri serbest bırakmanızı taleb ediyoruz.
Uluslar arası antlaşmalar, işgal altındaki topraklardan güvenli ülkelere göç etmiş kişileri yasalarla koruma altına almışken; Çeçen halkıyla tarihi ve dini bağları bulunan Mısır Hükümeti&amp;#39;nin almış olduğu bu kararı anlamlandırmak mümkün görünmemektedir.
Mısır Hükümetinin iade kararını gözden geçireceğini; Mısır&amp;#39;ı güvenli bir liman olarak görerek kendisine sığınmış Çeçenleri Rusya&amp;#39;ya iade etmeyeceğine inanıyoruz.
&lt;i&gt;İmkan-Der Başkanı&lt;/i&gt;
&lt;i&gt;Nuray Canan Bezirgan&lt;/i&gt;
&lt;i&gt;Kaynak: İMKANDER
&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 14:45:20 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>İMKANDER: Basın açıklamasına davet</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/17/4519.shtml</link>
<description>
Firavun Mısır yönetiminin Çeçen mültecileri Rusya&amp;#39;ya teslim etmesini proteto etmek amacıyla İmkan-Der tarafından yarın Fatih postanesi önünde bir basın açıklaması yapılıyor.
İmkan-Der yönetim kurulu adına İmran Abdulazimov tarafından yapılan açıklamada tüm müslümanlar Çeçen kardeşlerimizle dayanışma amacıyla Fatih postanesi önünde düzenlenecek olan basın açıklamasına davet edildi.
&lt;b&gt;Mısır Hükümeti İşbirlikçilik Suçunu İşlemeye Devam Ediyor!&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;  &lt;/b&gt;
&lt;b&gt;Çeçenler Derhal Serbest Bırakılsın!&lt;/b&gt;
Mısır Hükümeti, ABD Başkanı Barack Obama&amp;#39;nın yeni Ortadoğu planı çerçevesinde Mısır&amp;#39;a yaptığı ziyaret öncesinde çoğu Kafkasyalı 198 kişiyi &amp;quot;tedbir&amp;quot; bahanesiyle gözaltına almış; bu kişilerden 4&amp;#39;ünü 9 Haziran&amp;#39;da sessiz sedasız Rusya&amp;#39;ya teslim etmişti. Teslim edilen kişiler arasında bulunan 1 Çeçen ise Moskova Havaalanında hazır bekleyen Rus destekli Çeçen Hükümetinin istihbarat elemanlarına verilmişti.
Mısır Hükümeti, gözaltına aldığı Kafkasyalı mültecilerden ikisi kadın 6 Çeçen&amp;#39;i daha Rusya&amp;#39;ya teslim etme kararı almış durumda. Çeçenistan Bağımsızlık savaşında şehid düşen iki mücahidin eşleri Zena Mustapaeva ve Zalina Tarzaeva ile birlikte Mısır&amp;#39;da öğrenim gören ve aileleri Çeçenistan&amp;#39;da Rus işgaline karşı verilen savaşta yer alan Muhammed Amin Adihajiev, Usam Ahmedov, Ahmed Azimov ve Maskhud Abdullaev; Rusya&amp;#39;ya teslim edilmek üzere Mısır&amp;#39;daki bir askeri hapisanede tutsak durumundadırlar.
Mısır, tüm Uluslarası antlaşma ve teamüllere aykırı olarak, kendisine sığınan Çeçen mültecileri işgalci Rus Hükümetine teslim etmek istemektedir. Mısır&amp;#39;da hiçbir suç işlememiş ve oturma izinleri bulunan bu kişilerin hangi gerekçeyle Rusya&amp;#39;ya iade edilmek istendiği konusunda Mübarek yönetimi her hangi bir açıklama yapmamaktadır. Aileleri ve avukatlarıyla görüştürülmeyen mültecilerin sağlık durumları hakkında da endişe duyuyoruz.
İnsan Hakları Kuruluşları, daha önce Azerbaycan tarafından Rusya&amp;#39;ya iade edilen mültecilerin kötü muamele gördüklerini, bir tutsağın ise hapisanede işkence sonucu öldürüldüğünü duyurmuşlardı. Rusya&amp;#39;nın desteklediği Kadirov yönetiminin işkence konusundaki sabıkası göz önünde bulundurulduğunda, mültecilerin iade edilmeleri durumunda nasıl bir muameleyle karşılaşacakları ortadadır.
Çeçenistan&amp;#39;ın Rus işbirlikçisi Devlet Başkanı Ramazan Kadirov, devlet televizyonundan yaptığı açıklamada &amp;quot;İslamcı direnişçilerin ailelerine hiçbir şekilde merhamet gösterilmeyeceğini, bu kişileri yerin 3 metre altına gömeceğini&amp;quot; açıkça ilan etmişti. Şimdi Mısır Hükümeti, böylesine sadist bir kişiye direnişçilerin yakınlarını teslim etmek istemektedir.
Mübarek yönetimi, İsrail&amp;#39;in Gazze&amp;#39;ye yönelik saldırısı esnasında sınır kapılarını kapatarak işbirlikçi bir tutum içerisine girmişti. Şimdi aynı yönetim işbirlikçi tutumunu Çeçen mülteciler konusunda da göstermektedir.
Mısır yönetiminin bu tavrı karşısında halkımızı duyarlı olmaya; Mısır ve Türkiye halkını Çeçen kardeşlerinin yanında yer almaya çağırıyoruz.
Mısır Hükümeti tarafından Rusya&amp;#39;ya iade edilmek üzere gözaltına alınan ikisi kadın 6 Çeçen bir askeri cezaevinde tutulmaktadır. 9 Haziran günü 3 Çeçen Rusya&amp;#39;ya ve 1 tanesi ise işbirlikçi Kadirov yönetimine teslim edilmiştir.
İadelerin engellenmesi için Mısır Arap Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığına sorumluluklarını yerine getirmesi için yapacağımız basın açıklamasına tüm medya mensupları ve halkımız davetlidir.
&lt;b&gt;Yer:&lt;/b&gt; Fatih Postanesi Önü
&lt;b&gt;Tarih:&lt;/b&gt; 18 Haziran Perşembe
&lt;b&gt;Saat:&lt;/b&gt; 11:00
İmran Abdulazimov
İmkan-Der Yönetim Kurulu
&lt;i&gt;Kaynak: İMKANDER
&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 14:30:16 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>İmkan-Der'den Türkiye kamuoyuna çağrı: Çeçenlere sahip çıkın</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/16/4518.shtml</link>
<description>
Mısır&amp;#39;da tutuklu bulunan ikisi kadın 6 Çeçen mülteci hakkında açıklama yapan İmkan-Der Yönetim Kurulu Üyesi İmran Abdulazimov Türkiye halkını Çeçenler konusunda duyarlı olmaya çağırdı.
Kendisi de geçtiğimiz günlerde Türkiye Hükümeti tarafından sınırdısı edilmek üzereyken, oluşan kamuoyu baskısı sebebiyle Türkiye&amp;#39;de kalan Abdulazimov&amp;#39;un yaptığı açıklama şöyle:
&lt;b&gt;&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;
Mısır Hükümeti İşbirlikçilik Suçunu İşlemeye Devam Ediyor!&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;Çeçenler Derhal Serbest Bırakılsın!&lt;/b&gt;
Mısır Hükümeti, ABD Başkanı Barack Obama&amp;#39;nın yeni Ortadoğu planı çerçevesinde Mısır&amp;#39;a yaptığı ziyaret öncesinde çoğu Kafkasyalı 198 kişiyi &amp;quot;tedbir&amp;quot; bahanesiyle gözaltına almış; bu kişilerden 4&amp;#39;ünü 9 Haziran&amp;#39;da sessiz sedasız Rusya&amp;#39;ya teslim etmişti. Teslim edilen kişiler arasında bulunan 1 Çeçen ise Moskova Havaalanında hazır bekleyen Rus destekli Çeçen Hükümetinin istihbarat elemanlarına verilmişti.
Mısır Hükümeti, gözaltına aldığı Kafkasyalı mültecilerden ikisi kadın 6 Çeçen&amp;#39;i daha Rusya&amp;#39;ya teslim etme kararı almış durumda. Çeçenistan Bağımsızlık savaşında şehid düşen iki mücahidin eşleri Zena Mustapaeva ve Zalina Tarzaeva ile birlikte Mısır&amp;#39;da öğrenim gören ve aileleri Çeçenistan&amp;#39;da Rus işgaline karşı verilen savaşta yer alan Muhammed Amin Adihajiyev, Usam Ahmedov, Ahmed Azimov ve Mashud Abdullayev; Rusya&amp;#39;ya teslim edilmek üzere Mısır&amp;#39;daki bir askeri hapisanede tutsak durumundadırlar.
Mısır, tüm Uluslarası antlaşma ve teamüllere aykırı olarak, kendisine sığınan Çeçen mültecileri işgalci Rus Hükümetine teslim etmek istemektedir. Mısır&amp;#39;da hiçbir suç işlememiş ve oturma izinleri bulunan bu kişilerin hangi gerekçeyle Rusya&amp;#39;ya iade edilmek istendiği konusunda Mübarek yönetimi her hangi bir açıklama yapmamaktadır. Aileleri ve avukatlarıyla görüştürülmeyen mültecilerin sağlık durumları hakkında da endişe duyuyoruz.
İnsan Hakları Kuruluşları, daha önce Azerbaycan tarafından Rusya&amp;#39;ya iade edilen mültecilerin kötü muamele gördüklerini, bir tutsağın ise hapisanede işkence sonucu öldürüldüğünü duyurmuşlardı. Rusya&amp;#39;nın desteklediği Kadırov yönetiminin işkence konusundaki sabıkası göz önünde bulundurulduğunda, mültecilerin iade edilmeleri durumunda nasıl bir muameleyle karşılaşacakları ortadadır.
Çeçenistan&amp;#39;ın Rus işbirlikçisi Devlet Başkanı Ramazan Kadırov, devlet televizyonundan yaptığı açıklamada &amp;quot;İslamcı direnişçilerin ailelerine hiçbir şekilde merhamet gösterilmeyeceğini, bu kişileri yerin 3 metre altına gömeceğini&amp;quot; açıkça ilan etmişti. Şimdi Mısır Hükümeti, böylesine sadist bir kişiye direnişçilerin yakınlarını teslim etmek istemektedir.
Mübarek yönetimi, İsrail&amp;#39;in Gazze&amp;#39;ye yönelik saldırısı esnasında sınır kapılarını kapatarak işbirlikçi bir tutum içerisine girmişti. Şimdi aynı yönetim işbirlikçi tutumunu Çeçen mülteciler konusunda da göstermektedir.
Mısır yönetiminin bu tavrı karşısında halkımızı duyarlı olmaya; Mısır ve Türkiye halkını Çeçen kardeşlerinin yanında yer almaya çağırıyoruz.
İmran Abdulazimov
İmkan-Der Yönetim Kurulu
&lt;i&gt;Kaynak: İmkan-Der&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 13:17:19 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>İmkan-Der'in açılışında Kafkasya şehidleri anıldı</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/13/4517.shtml</link>
<description>
İmkan-Der&amp;#39;in açılışında bir konuşma yapan Nureddin Şirin Kafkasya şehidlerinin sancağını, kavgasını terketmeyeceğız...
İmkan-Der&amp;#39;in açılışında bir konuşma yapan Nureddin Şirin Kafkasya şehidlerinin sancağını, kavgasını terketmeyeceğız ve emanetlerini ortada sahipsiz bırakmayacağız&amp;quot; dedi.
&amp;quot;İman En Büyük İmkandır&amp;quot; sloganıyla çalışmalarına başlayan İmkan-Der Başakşehir Çınar Kongre Merkezi&amp;#39;nde açılışını yaptı.
Kendisini başörtüsü mücadelesiyle birlikte tanıdğımız Nuray Canan Bezirgan&amp;#39;ın başkanlığında kurulan ve kısa adı &amp;quot;İMKAN-DER&amp;quot; olan &amp;quot;İnsanı Müdafa ve Kardeşlik Derneği&amp;quot;nin açılış merasiminde duygulu anlar yaşandı.
Özellikle, İstanbul Zeytinburnu&amp;#39;nda Rus istihbaratı tarafından vurularak şehid edilen Çeçen komutanlardan Ali Osaev&amp;#39;in kızının yaptığı konuşma programa katılanların çoğunu gözyaşlarına boğdu.
Bezirgan derneğin niçin kurulduğunu dile getirdiği konuşmasında, Rusya&amp;#39;nın zülmünden kaçıp Türkiye&amp;#39;de ki kardeşlerinin marhametine sığınmış olan Beykoz‚ Ümraniye ve Fenerbahçe&amp;#39;de ki sığınma kamplarında yaşayan Çeçenler ile İstanbul&amp;#39;un değişik semtlerinde çok zor şartlar altında yaşayan Çeçen ailelerine ve yetimlere kol kanat gerileceğini belirterek &amp;quot;Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir&amp;quot; diyen bir Paygamberin ümmeti olarak yanı başımızda kendi şehrimize aç sefil barakalardan evlerde yalınayak yaşayan şehit aileleri ve yetimler varken sessiz kalamazdık dedi.
Derneğin kurucularından olan Çeçen Komutan İmran Abdulazimov da açılış gecesine gelen tüm davetli ve katılımcılara teşekür ederek &amp;quot;Bir Türk Atasözü der ki &amp;quot;sorunlar paylaşıldıkça azalır&amp;quot; işte İmkan-Der bu yolda devam edecek. Basında Kafkasya mücadelesi bitti gösterilmeye çalışıldığını ancak Kafkas özgürlük mücadelesi kukla yönetimlere ve zalimlere karşı sürüyor sürecektir&amp;quot; dedi.
Programda bir konuşma yapan Ramazan Kayan Hoca Çeçen cihadında şehid düşen komutanlar ve ödenen bedellere vurgu yaparak &amp;quot;bu kadar bedel ödeyen insandan sonra işin edebiyatı yapmak bize kaldı&amp;quot; dedi.
Kayan, konuşmasında Hz. Resulüllah&amp;#39;tan bir hadis aktararak &amp;quot;Bir gün peygamber ve ashabı seriyye hazırlığında iken bu seriyeyi kim hazırlar kim techizatlandırır kim desteler orda bulunanlar ellerinde olanın hepsini bağışlarlar bunun üzerine Allah rasulü enam suresi 14 ayetin ikinci kısmını okur De ki: Bana müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma! (denildi). Biz ilk olalım‚ bizim elimiz ilk el olsun&amp;quot; dedi.
Katılımın yoğun olduğu geceye Saadet Partisi İl Başkan yardımcı M.Salih Beşir‚ Küçükçekmece BBP İlçe başkanı Mustafa Er‚ Başakşehir Mahallesi Muhtarı M. Fatih Yıldırım‚ Saadet Partisi İlçe Başkanı Yusuf Gülşen Ayrıca İstanbul&amp;#39;da faaliyette bulunan birçok STK Başkan ve yöneticileri katıldılar.
Gece Adem Tuzcu ve Ömer Karaoğlu okudukları marşlarla sona erdi.
Haberin fotoları için &lt;a href=&quot;http://www.velfecr.com/haber_detay.php?haber_id=10604&quot;&gt;tıklayın&lt;/a&gt;.
&lt;i&gt;Kaynak: Velfecr&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 20:58:15 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>İMKAN - DER yardım kervanına katıldı…</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/13/4512.shtml</link>
<description>
&amp;quot;İman En Büyük İmkandır&amp;quot; Sloganıyla çalışmalarına başladı.
Kısa adı &amp;quot;İMKAN-DER olan &amp;quot;İnsanı Müdafa ve Kardeşlik Derneği&amp;quot; &amp;quot; üyeleri ve yöneticileri Açılış gecesinde aktif bir çalışma temposu içerisinde olacaklarını gösterdiler.
Rusya&amp;#39;nın zülmünden kaçıp Türkiye&amp;#39;de ki kardeşlerinin marhametine sığınmış olan Beykoz‚ Ümraniye ve Fenerbahçe&amp;#39;de ki sığınma kamplarında yaşayan Çeçenler ile İstanbul&amp;#39;un değişik semtlerinde çok zor şartlar altında yaşayan Çeçen Ailelerine ve yetimlere kol kanat gerileceğini ifade eden dernek başkanı Nuray BEZİRGAN biz varken size ne gerek var diyen bir çok Derneğe &amp;quot;Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir&amp;quot; diyen bir Paygamberin ümmeti olarak yanı başımızda kendi şehrimize aç sefil barakalardan evlerde yalınayak yaşayan şehit aileleri ve yetimler varken sessiz kalamazdık dedi.
Söz alan Çeçen Komutan İmran Abdulazimov İMKAN-DER açılış gecesine gelen tüm davetli ve katılımcılara teşekür etti. Bir Türk Atasözü derki &amp;quot;sorunlar paylaşıldıkça azalır&amp;quot; işte İMKAN-DER bu yolda devam edecek. Basında Kafkasya mücadelesi bitti gösterilmeye çalışıldığını ancak Kafkas özgürlük mücadelesi kukla yönetimlere ve zalimlere karşı sürüyor sürecektir dedi.
Çeçen Komutanlardan Zeytinburnun&amp;#39;da Şehit edilen Ali OSAEV&amp;#39;in kızı bu Dernek projesinin babası tarafından planlandığını birçok Çeçen aç ve sefil yaşarken bir şeyler yapmak gerektiğini ancak hayata geçiremenden şehit olmasına üzüldüm dedi. Hatta ilk günlerde nasıl olur‚ nasıl öldürülür diye bir sorgu içindeydim ancak hepimiz öleceğiz ama babam ölmedi. Çünkü şehitler ölmez bu Allahın vadidir.
Daha sonra söz alan Yazar Ramazan KAYAN konuşan aynı zamanda bu kadar bedel ödeyen insandan sonra işin edebiyatı yapmak bize kaldı şeklinde duygu dolu bir cümle ile başladı. Bundan sonra bir şey söyleme hakkını kendide bulmadığını ifade etti.
Ancak bir hadisi hatırlatmanın uygun olacağını ifade etti.
Bir gün peygamber ve ashabı seriyye hazırlığında iken bu seriyeyi kim hazırlar kim techizatlandırır kim desteler orda bulunanlar ellerinde olanın hepsini bağışlarlar bunun üzerine Allah rasulü enam suresi 14 ayetin ikinci kısmını okur De ki: Bana müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma! (denildi).
Biz ilk olalım‚ bizim elimiz ilk el olsun.
Nurettin ŞİRİN&amp;#39;de Her Namazda kuduğumuz Fatiha süresinde sıratı müstekim ifadesinin kasmamı çerçevesinde tevhid mücadelesi sürdüren kardeşlerimizin yanında olmak mücadelelerine destek olmak şehit olanların emanetlerine sahip çıkmanın bu kapsamda olduğunu ifade etti. Sıratı müstekim ifadesi kapsamında mücadelemizi sürdürmediğimiz zaman gayril mağdubi aleyhim ifedesinin kapsamına yavaş yavaş gireceğimizi ve zalimlerden olacağımızı ifade etti. Öyle bir mücadele edelimki Şehitlerimizin sahip çıkılmadık bir emaneti geride kalmasın.
Katılımın yoğun olduğu geceye Saadet Partisi İl Başkan yardımcı M.Salih BEŞİR‚ Küçükçekmece BBP İlçe başkanı Mustafa ER‚ Başakşehir Mahallesi Muhtarı M.Fatih YILDIRIM‚ Saadet Partisi İlçe Başkanı Yusuf GÜLŞEN Ayrıca İstanbul&amp;#39;da faaliyette bulunan birçok STK Başkan ve yöneticileri katıldılar.
Geceye Adem TUZCU ve Ömer KARAOĞLU&amp;#39;nun Söylediği ezgiler ayrı bir renk kattı.
Üstlendiği misyon göz önünde tutularak İMKAN-DER için sahip olduğumuz imkanlarımızı biraz daha kısarak bir imkan oluşturmamız gerekmektedir. Derneğimize faaliyetlerinde başarılar dileriz.
İMKAN-DER İletişim Bilgileri
Web: www.imkander.org
Ertuğrul Gazi Cad. Uğur İş Merkezi No:23/35 Başakşehir İSTANBUL
5.Etap BaşakCenter Yanı
Tel&amp;amp;Fax: +90 (212) 488 66 06
&lt;i&gt;Kaynak: Başakşehir Rehberi&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 08:01:44 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Mısır Yönetimi Çeçen mültecileri Ruslara teslim ediyor</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/12/4513.shtml</link>
<description>
Mısır Hükümeti 4 Çeçen&amp;#39;i Rusya&amp;#39;ya teslim etti. Aralarında 2 kadının da bulunduğu 14 Çeçen Moskova&amp;#39;ya gönderilmek üzere gözaltına alındı.
Mısır&amp;#39;da çoğu öğrencilerden oluşan 198 Kafkasyalının gözaltına alındığı bildirilmiştir. İMKANDER&amp;#39;in edindiği bilgilere göre gözaltına alınanlar arasında kadınlar ve yaşları çok genç çocuklar da bulunuyor. Kafkasyalıların Mısır güvenlik güçlerine ait birimlerde tutulmaktadır.
Edindiğimiz bilgilere göre gözaltına alınanların sayısının daha fazla olabileceği, Mısır güvenlik güçlerinin gözaltındaki Çeçenlere yönelik kaba davranışlarda bulunduğu, gözaltına alınanlar arasında üç bayan ve sekiz çocuğun da bulunduğudur.
Gözaltına alınanların Kuzey Kafkasya kökenli olduğu ve El Ezher Üniversitesi&amp;#39;ne bağlı çeşitli eğitim kurumlarda okudukları belirtildi. Gözaltında tutulanların arasında 73 Çeçen, 12 İnguş, 10 Dağıstan ve üç Tatar olduğunu bildirilmiştir. Rusya Öğrenciler Birliği ise yakalananlar arasında Kazakistan ve Özbekistan vatandaşlarının da olduğunu belirtti.
Waynakh haber ajansının haberine göre gözaltına alınan öğrencilerin Mısır&amp;#39;ın başkenti Kahire&amp;#39;deki Medinet Nasr bölgesindeki gözaltı merkezlerinde tutulduğu, öğrencilere yiyecek ve içecek verilmediği, öğrencilerin işkenceye maruz kaldığı gözaltına alınan öğrencilerin yakınları ve arkadaşlarınca dile getiriliyor.
Mısır yönetiminin gözaltına aldığı çeçenlerden 4&amp;#39;ünü Rusya&amp;#39;ya teslim ettiği, teslim edilen Çeçenlerden birinin de Rus yanlısı Kadirov yönetimine teslim edildiği belirtildi.
Gözaltına alınan Çeçenlerin yakınlarının Rus işgal güçlerine karşı direnen mücahidler olması itibariyle, Çeçenlerin Ruslara ve Kadirov yönetimine teslim edilmesi durumunda ağır işkencelere maruz kalacakları veya öldürülecekleri kesindir.
Mısır yönetiminin gözaltına aldığı Çeçenlerin Türkiye&amp;#39;deki yakınları da İMKANDER&amp;#39;e yaptığı açıklamada, büyük endişe içinde olduklarını, gereken tepkinin gösterilmemesi durumunda gözaltındaki Çeçenlerin hayatlarının tehlikeye gireceğini belirttiler.
Mısır yönetiminin Çeçen mültecileri gözaltına alıp Rusya&amp;#39;ya teslim etmesine Tükiye&amp;#39;deki sivil toplum örgütlerinden de büyük tepki var.
İMKANDER olarak gözaltındaki Çeçenlerin Türkiye&amp;#39;deki yakınları ile görüşüyor ve ve sağlıklı bilgiler almaya çalışıyoruz. Kafkasyalı mültecilerin güvenliklerinin sağlanması için Türkiye&amp;#39;deki bazı STK ile görüşmeler yapıyoruz. Gelişmeler hakkında kamuoyuna açıklamada bulunacağız. 
&lt;i&gt;Kaynak: Ajanslar&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 18:16:02 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Bin Laden Obama'nın ziyaretine cevap verdi</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/06/04/4498.shtml</link>
<description>
ABD başkanı Barack Obama Perşembe günü Kahire Üniversitesinde bir konuşma yaptı. Amerika başkanı konuşmasında Batı ve İslam Dünyası arasında mevcut olan ihtilaflar ile ilgili sorunu gündeme getirdi, sözde &amp;quot;ekstremizm&amp;quot;e karşı mücadele hakkında konuştu, Irak, Afganistan ve Pakistan&amp;#39;da ki askeri çatışmalardan ve İran&amp;#39;ın nükleer faaliyetlerine değindi.
Tüm dünyadaki Müslümanlara hitaben ABD başkanı, Batı ve İslam dünyası arasındaki ihtilaf ve şüphe döngüsünün sona ermesi gerektiğini söyledi.
Barack Obama, &amp;quot;buraya yeni bir başlangıç için geldim&amp;quot;, dedi. - Tek bir konuşmayla yıllarca süren güvensizlikleri birden ortadan kaldıramazsınız&amp;quot;. Beyaz Saray&amp;#39;ın başı &amp;quot;İleriye gitmek için, birbirimizi açıkça dinlemeli ve açıkça konuşmalıyız&amp;quot;, diye vurguladı.
ABD başkanı ayrıca &amp;quot;Amerika&amp;#39;nın güvenliğine ve barışa büyük bir tehdit oluşturan ekstremizm&amp;quot;le, Amerika&amp;#39;nın açık savaşına devam edeceğini söyledi.
O, &amp;quot;masum insanların öldürülmesini reddediyoruz&amp;quot;, dedi. - Her kim bir masumu öldürürse, bütün insanlığı öldürmüş gibi olur ve her kim bir kişinin hayatını kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur&amp;quot; dedi.
Bağımsız uzmanların tahminlerine göre ABD&amp;#39;nin Irak&amp;#39;ta 1 milyon sivili öldürdüğünü hatırlatmak isteriz. Sadece Saddam Hüseyin döneminde Irak&amp;#39;a uygulanan ambargo sırasında Irak&amp;#39;ta açlıktan ve hastalıktan 2 milyondan fazla çocuk ölmüştür.
Obama, Amerika&amp;#39;nın Filistin&amp;#39;in kendi devletine sahip olma arzusuna asla sırtını dönmeyeceğini söyleyerek Filistin konusuna da değindi.
&amp;quot;İki devletin varlığı, Filistin probleminin tek çözümüdür&amp;quot; diyen, Amerikan başkan, aynı zamanda &amp;quot;Filistin&amp;#39;in şiddete son vermesi&amp;quot; gerektiğini vurguladı. Obama &amp;quot;İsrail&amp;quot; tarafının şiddetinden ise bahsetmedi.
Beyaz Sarayın başı, İslam ülkeleriyle olan bütün problemlerin işbirliği ve ortaklık yoluyla ele alınması gerektiğini söyledi.
&amp;quot;Bu sorunlarla dürüstçe yüzleşmeliyiz ve açıkça tartışmalıyız&amp;quot; dedi.
Bu arada, &amp;quot;El-Kaide&amp;quot; lideri Usame Bin Laden yeni Amerikan başkanını şiddetli bir şekilde eleştirdi. Bin Laden, onun politikalarının Müslümanlara karşı düşmanca olduğunu söyleyerek, Amerikan yönetiminin dünyada artmakta olan Amerikan karşıtlığının sorumlusu olduğunu söyledi.
Bin Laden&amp;#39;nin yeni konuşması, Barack Obama&amp;#39;nın Doğu&amp;#39;yu ziyareti tarihinden bir gün önce Arap TV kanalı El-Cezire tarafından dağıtıldı. Hemen hemen Obama&amp;#39;nın Riyad&amp;#39;a varmasıyla aynı anda yayınlandı.
Bin Laden &amp;quot;Obama yeni nefret tohumları ekti ve ürünleri Amerikan halkı tarafından biçilecektir&amp;quot; dedi.
Ona göre, yeni başkan selefinin adımlarını takip ediyor &amp;quot;Bush&amp;#39;un Müslümanlara karşı düşmanca politikasını takip ediyor.&amp;quot;
Bin Laden ayrıca Amerika Birleşik Devletleri&amp;#39;ni &amp;quot;öldürerek, savaşarak, bombalayarak ve yok ederek&amp;quot; Pakistan&amp;#39;ın kuzey-batısındaki Svat Vadisi&amp;#39;nden milyonlarca Müslüman&amp;#39;ın evlerini terk etmek zorunda kalmasıyla sonuçlanan bir kampanya yürütmekle suçladı.
&amp;quot;El-Kaide&amp;quot; lideri böyle bir politikanın &amp;quot;uzun savaşların temeli olabileceği&amp;quot; konusunda uyardı.
Bin Laden, Obama&amp;#39;nın başkanlığında pozitif-olumlu değişimler beklememesi konusunda Müslümanlara seslendi. Ve Beyaz Saray&amp;#39;ın politikalarının sonuçlarına hazırlanmaları konusunda Amerikalıları uyardı.
Beyaz Saray bu açıklamaya cevap verdi. Amerikan tarafına göre, Bin Laden, ABD başkanı Barack Obama&amp;#39;nın Kahire&amp;#39;de ki konuşmasından dikkatleri uzaklaştırmak için bu açıklamasını yayınlattı. Beyaz Saray Basın Sekreteri Robert Gibbs, Beyaz Saray tarafından, Bin Laden&amp;#39;in bu girişiminin sürpriz olarak karşılanmadığını da söyledi.
ABD yetkililerini ziyaretin amacının, Beyaz Sarayın başının Washington&amp;#39;un İslam dünyası ile iletişimini güçlendirmek için olduğunu tekrar tekrar belirttiklerini hatırlayalım.
BBC Rusça servisi &amp;quot;Amerika başkanı Müslüman dünyasıyla bir diyalog kurma arayışı içinde olarak her iki kesimin bu ihtiyatın üstesinden gelmek ve ABD&amp;#39;nin imajını düzeltmek için İsrail ve Filistinliler arasında bir barış anlaşmasına ulaşmak için çaba sarf edeceğini&amp;quot; bildirdi.
Obama&amp;#39;nın doğu turuna, Washington&amp;#39;un bölgedeki en önemli iki müttefiki olan Suudi Arabistan ve Mısır&amp;#39;da katıldı.
Mısır&amp;#39;a gitmeden önce Obama, Suudi Kralı Abdullah Bin Abdul Aziz&amp;#39;le bir görüşme yaptı.
Bu arada, ABD başkanının Doğu ziyareti arifesinde bir diğer &amp;quot;El-Kaide&amp;quot; lideri Eymen El Zevahiri tarafından yorum yapıldı. O, özellikle Obama&amp;#39;yı bir suçlu olarak adlandırarak, Mısır&amp;#39;a hoş gelmediğini söyledi.
&amp;quot;Bir kere Obama Mısıra vardığında, Mısır&amp;#39;ı Amerikanın İslam&amp;#39;a karşı savaşında uluslar arası bir mekân haline getiren dayakçılar, hırsızlar ve rüşvetçiler tarafından kabul edilmiş olacak.
Gazze&amp;#39;yi kuşatan ve kuşatmaya devam edenler tarafından kabul edilecek. Ceza melekleri, seçim iftiracıları, ahlaksızlık yayıcıları ve Amerika&amp;#39;nın gazabının korkusu içinde Wafa Constantineyi teslim eden, kız kardeşlerini manastır hapishanelerine işkence görmek ve öldürülmek için teslim eden ve Amerikalıları öven korkak Mısırlılar tarafından kabul edilecek.
Amerika&amp;#39;nın Dış ilişkiler Bakanlığı dünyadaki din özgürlüğü hakkında yıllık bir rapor yayınladı.
Ancak, Wafa Constantine ve kız kardeşlerini teslim etmeleri için Mısır Hükümetine baskı kurdu. Onlar, açık bir suç ortaklığına ve ikiyüzlülüğe göz yumdular. Bu ahlaksızlardan biri Obama&amp;#39;ya hoş geldin diyecek.
Sadece ahlaksız kişiler Obama&amp;#39;ya hoş geldin diyecekler. Mısır&amp;#39;ın asil, temiz ve dürüst adamları için,  onları uluslar arası suçlu ve Siyonist plana hizmet eden bir fırsatçı olarak dikkate alarak Allah adına onları küçümseyecekler&amp;quot; dedi El Zevahiri.
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Thu, 04 Jun 2009 18:33:02 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Vaha Umarov: suikastler devam edecek</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/05/31/4490.shtml</link>
<description>
Kafkasya Emirliği&amp;#39;nin Avrupa sorumlusu Vaha Umarov, Yeni Şafak&amp;#39;a konuştu: &amp;quot;Kadırov bizi öldürtmek için 8&amp;#39;inci Birlik diye bir suikast timi oluşturdu. 17 tetikçi Avrupa ve Türkiye&amp;#39;ye yollandı. Şehadeti bekliyoruz.&amp;quot;
İstanbul&amp;#39;daki Çeçen cinayetleri tam unutuldu derken Çeçenistan&amp;#39;daki direniş hükümeti Kafkasya Emirliği Emiri Dokka Umarov&amp;#39;un kardeşi Vaha Umarov, yeni cinayetlerin kapıda olduğunu söyledi. Umarov, &amp;quot;Kadırov&amp;#39;un bizi öldürtmek için 17 suikastçıyı gönderdiğini öğrendik. Her an silahlar patlayabilir. Şehadeti bekliyoruz&amp;quot; dedi.
&lt;b&gt;KATİL BULUNAMADI &lt;/b&gt;
Yaklaşık 3 ay önce Zeytinburnu&amp;#39;nda evinin önünde öldürülen Çeçen komutan Ali Osaev&amp;#39;in ardından Çeçenistan&amp;#39;daki direniş hükümeti Kafkasya Emirliği&amp;#39;nin Türkiye ve Avrupa Sorumlusu olan Vaha Umarov, Yeni Şafak&amp;#39;a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Umarov, Osaev&amp;#39;in katillerinin yaklaşık 3 ay geçmesine rağmen halen bulunamamasının Türkiye&amp;#39;ye sığınan Çeçenler açısından endişe verici olduğunu ve bu durumun kendilerini tedirgin ettiğini ifade etti. Umarov, cinayetle ilgili yürütülen soruşturma konusunda bir bilgilerinin olmadığını da dile getirdi.
&lt;b&gt;MAFYA BİZDEN DEĞİL &lt;/b&gt;
Türkiye&amp;#39;de misafir olarak bulunduklarını ve Türk halkıyla hiçbir ayrı gayrılarının olmadığını belirten Umarov, şunları söyledi: &amp;quot;Türkiye bizim ikinci vatanımız, çocuklarımız burada büyüyor ve burada hiçbir yasa dışı faaliyetimiz olamaz. Ancak bazı odaklar biz mazlum Çeçenleri dezenformasyon savaşına kurban ettiler. Mafyacılığa bulaşan ve gayri meşru işlere karışan kesinlikle bizden olamaz. Türkiye onların cezasını versin. Biz asla sahip çıkmayız.&amp;quot;
&lt;b&gt;1 TAŞLA 10 KUŞ &lt;/b&gt;
Çeçenlerin kendi içinde bölünmeye ve ayrılmaya çalışıldığını kaydeden Umarov, &amp;quot;Türkiye ve Avrupa&amp;#39;da bulunan onbinlerce Çeçeni bölüp parçalamaya çalıştılar. Rus yönetimin seçtiği Ramazan Kadırov, parayla satın aldığı işbirlikçi ve ajanlarla bizi bölmeye çalışıyor. Satın alamadıklarını ve kendilerine yani arka planda Rusya&amp;#39;ya boyun eğmeyenleri ise ortadan kaldırmaya yemin ettiler. Buradaki cinayetleri işbirlikçi Çeçenlere işlettikleri için olayı bir &amp;#39;iç çatışma&amp;#39; gibi &amp;#39;para husumeti&amp;#39;nden ya da &amp;#39;mafya faaliyetleri&amp;#39;nden çıktığı dedikodusunu yayıyorlar. Ruslar da aradan sıyrılmayı başarıyor. Bir taşla 10 kuş birden vuruyorlar&amp;quot; diye konuştu.
&lt;b&gt;17 SUİKASTÇI GÖNDERDİ &lt;/b&gt;
Vaha Umarov, Çeçenistan&amp;#39;daki direnişte bulunan Kafkasya Emirliği&amp;#39;nin lideri abisi Dokka Umarov&amp;#39;dan ve karşı grup içerisindeki adamlarından elde ettikleri bilgilere göre tehlikeli gelişmelerin kapıda olduğunu söyledi. Umarov, &amp;quot;Bulduğum her Çeçen mücahidi yerin 3 metre altına gömeceğim&amp;quot; diye açıklama yapan Ramazan Kadırov, ordusu içerisinde &amp;quot;8&amp;#39;inci Birlik&amp;quot; adını verdikleri bir suikast timi oluşturdu ve 17 kişiyi Avrupa ile Türkiye&amp;#39;ye yolladı. Her an silahlar patlayabilir. Şehadeti bekliyoruz&amp;quot; dedi.
&lt;b&gt;ABD DESTEĞİ İDDİASI YALAN &lt;/b&gt;
Amerika&amp;#39;nın Çeçenistan&amp;#39;a Ruslarla savaştığı için silah ve para desteği verdiği yönündeki iddiaların tamamen uydurma olduğunu belirten Vaha Umarov, &amp;quot;Direnişe tarihte ve şu anda hiçbir ülkeden en ufak yardım almıyoruz. 14 yıldır süren savaşta Çeçenistan&amp;#39;a ulaşan toplam para 1.860 milyon dolar&amp;quot; dedi. Umarov, Rus diasporası ve Kadırov&amp;#39;un kendileri için bilinçli olarak &amp;#39;Vahabi&amp;#39; gibi yakıştırmalar yaptığını da söyledi.
&lt;b&gt;Türk halkını etkilemek istiyorlar &lt;/b&gt;
Beslan olayında Çeçenlerin katliam yaptığını iddia edenlerin kendilerini Ruslara pazarladıklarını ve Türk halkını yanlış yönlendirdiklerini belirten Umarov, şunları söyledi: &amp;quot;Yine o dönemde cep telefonlarına gönderilen dehşet verici bir video peyda oldu. Bu videoda sözde Çeçen mücahitler bir Rus askerin kafasını kesmektedirler. Bu tamamen yalan uydurma bir video. Bu da bizim burada çok yanlış tanınmamızı sağladı. Amaç Türk halkının Çeçen kardeşlerine duyduğu güveni sarsmak ve bir nefret tohumu ekmekti. Sanki biz masum insanları öldüren ve bundan zevk alan kişilermişiz gibi.&amp;#39;
&lt;i&gt;Kaynak: Yeni Şafak&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sun, 31 May 2009 07:51:26 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Mısır'da Kafkasyalı öğrenci avı</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/05/30/4492.shtml</link>
<description>
Mısır&amp;#39;da çoğunluğu Kafkasyalı olmak üzere yaklaşık 200 Rusya vatandaşı gözaltına alındı. Mısır&amp;#39;da istihbarat servisinin özel operasyonunda çoğunluğu Çeçenya, İnguşetya ve Dağıstan&amp;#39;dan üniversite öğrencileri olmak üzere 198 Rusya Federasyonu vatandaşının gözaltının ardından tutuklandığı kaydedildi.
Operasyonlar son üç günde Kahire, İskenderiye ve Mansur şehirlerinde gerçekleştirildi. Yürütülen özel operasyonun sebebi bilinmiyor. Şu anda gözaltına alınanların aileleri ve küçük çocukları ile resmi olmayan bilgilere göre, Mısır Devlet Güvenliği hapishanelerinde tutuluyor. Son bilgilere göre, gözaltına alınanların 73&amp;#39;ü Çeçenyalı, 12&amp;#39;si İnguşetyalı, 10&amp;#39;u Dağıstanlı ve 3&amp;#39;ü Tataristanlı. Rusya Öğrenciler Birliği&amp;#39;nin bilgilerine göre, gözaltına alınanlar arasında Kazakistan ve Özbekistanlı kişiler de bulunuyor.
Rusya ve BDT vatandaşları kiraladıkları dairelerde gözaltına alındılar. Öğrencilerden birinin verdiği bilgilere göre, istihbarat çalışanları kapı ve aletleri kırarak dairelere saldırdılar. Çocukları da dahil olmak üzere sekiz aile bilinmeyen bir yöne götürüldü. Şu anda başlarına ne geldiği bilinmiyor. Farklı haber kaynaklarından gelen bilgilere göre, Mısır İçişleri Bakanlığı çalışanları gözaltına alınan bu kişilere yiyecek ve acil ihtiyaçların verilmesine izin vermiyor. Rusya Federasyonu Kahire Büyükelçiliği Mısır&amp;#39;dan izahat isterken Mısır yönetiminin gözaltına alınanların sayısı, şu anda içinde bulundukları şartlar ve gözaltı sebebi hakkında bilgi vermeyi reddettiği belirtildi.
Mısır&amp;#39;daki Rus öğrencilerin temsilcisi Munirov Rubin, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, tutuklananlar arasında 2 de kadın öğrencinin bulunduğunu, kadın öğrencilerin evli olduklarını ve çocuklarının mağdur olmalarından endişe ettiklerini ifade etti. Rubin, daha önce de Mısır makamları tarafından bazı öğrencilerin tutuklandığını ve bir hafta sonra serbest bırakıldıklarını söyledi. Bazı öğrencilerin salıverildiğine dair kendilerine bilgi geldiğini dile getiren Rubin, kaç öğrencinin serbest bırakıldığı konusunda detaylı bilgiye sahip olmadıklarını kaydetti. Mısır güvenlik güçlerinden elde edilen bilgilere göre, bazı öğrencilerin, oturma izinlerinin olmaması sebebiyle sınır dışı edilmeleri ihtimali var. Uzmanlar, tutuklamanın, ABD Devlet Başkanı Barack Obama&amp;#39;nın Kahire ziyareti öncesinde güvenlik önlemlerinin bir parçası olarak gerçekleştiği kanaatinde.
2004 Mayısında Mısır&amp;#39;da Çeçenya, Filistin ve Irak&amp;#39;a direnişçi gönderen ‘Müslüman Kardeşler&amp;#39;e mensup kişiler gözaltına alınmıştı. Ülkenin güvenlik organları o zaman çeşitli ülkelerde &amp;quot;terör grubu&amp;quot; üyeliği suçundan 52 örgüt üyesi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Bunun dışında Mısır&amp;#39;da 2003 ve 2001&amp;#39;de de Rusyalı öğrencilerin gözaltıları olmuştu. 2003 sonunda Mısır Devlet Güvenlik Organı El Ezher Üniversitesi&amp;#39;nden beş Rusyalı öğrenciyi gözaltına almıştı. Onların hepsi Dağıstanlı idi. 9 Mayıs 2001&amp;#39;de de yine Dağıstanlı dört öğrenci gözaltına alınmıştı, Öğrenci Birliği temsilcilerine göre, onlar sadece yerli vatandaşlarla tanıdık oldukları için gözaltına alınmıştı. Öğrenciler hakkında illegal dini örgüt kurma, devlete karşı komplo hazırlığı, devlet yönetiminin yok edilmesi anlaşması, güvenlik kurumu ve üst düzey yetkililere saldırı konularında suçlanmıştı. Yapılan mahkemenin ardından 36 yaşındaki Omar Gaciyev 15 yıl hapis, Ahmad Muhamedov beş yıl hapis cezası aldı. Habab Nasıbov ve Nazim Magomadov&amp;#39;un suçu ispat edilemedi. Nasıbov mahkeme tarafından serbest bırakılırken, Magomadov Mısır&amp;#39;dan sınır dışı edilmişti.
Kaynak: Ajanslar
&lt;b&gt;Kavkaz&lt;/b&gt;&lt;b&gt; Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Sat, 30 May 2009 17:42:08 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Kafkasyalı Öğrenciler Mısır’da Gözaltına Alındı</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/05/29/4487.shtml</link>
<description>
Mısır&amp;#39;da çoğu öğrencilerden oluşan 198 Kafkasyalının gözaltına alındı. Kavkaz Centerin kaynağa göre, gözaltına alınan arasında aile ve küçük yaşlı çocuklar da bulunuyor. Kafkasyalıların Mısır güvenlik güçlerine ait birimlerde tutulduğu ifade edildi.
İnterfaks&amp;#39;a konuşan Rusya Federasyonu Kahire Büyükelçiliği 2. Katibi Timur Agametov, gözaltına alınan Kafkasyalı sayısının 35 olduğunu belirtti. Rus diplomat, &amp;quot;Bu sayı daha fazla olabilir. Ayrıca, Mısırlı yetkililer Rus vatandaşlarına yönelik kaba davranışlarda bulunmuş. Gözaltına alınanlar arasında üç bayan ve sekiz çocuk var.&amp;quot; dedi.
Agametov, gözaltına alınanların Kuzey Kafkasyalı kökenli olduğu ve El Ezher Üniversitesi&amp;#39;ne bağlı çeşitli eğitim kurumlarda okuduklarını kaydetti. Kavkaz Centerin kaynağa göre, göz altına alınan arasında 73 Çeçen, 12 İnguş, 10 Dağıstan ve üç Tatarın olduğunu ifade edildi. Rusya Öğrenciler Birliği ise yakalananlar arasında Kazakistan ve Özbekistan vatandaşlarının da olduğunu belirtti.
Ria Novosti haber ajansına açıklamada bulunan Rusya büyükelçiliği görevlisi Yusuf Abakarov, polis makamlarına gerekli başvurunun yapıldığını, henüz bir cevap alınamadığını söyledi. Olayla ilgili resmi herhangi bir bilgi almadıklarını ifade eden yetkili, &amp;quot;Dışişleri bakanlığı ve diğer makamlara gerekli müracatları yaptık. Tutuklananların listesini alamadık ve neyle suçlandıklarını henüz bilmiyoruz.&amp;quot; dedi
Waynakh haber ajansının haberine göre gözaltına alınan öğrencilerin Mısır&amp;#39;ın başkenti Kahire&amp;#39;deki Medinet Nasr bölgesindeki gözaltı merkezlerinde tutulduğu, öğrencilere yiyecek ve içecek verilmediği, öğrencilerin işkenceye maruz kaldığı gözaltına alınan öğrencilerin yakınları ve arkadaşlarınca dile getiriliyor.
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Fri, 29 May 2009 20:49:29 GMT</pubDate>
</item>

<item>
<title>Özbekistan'ın Andican eyaletinde çatışmalar</title>
<link>http://www.kavkazcenter.com/tur/content/2009/05/26/4484.shtml</link>
<description>
Görgü şahitleri çok sayıda tank ve askerle operasyon yapıldığını bildirdi.
Kırgızistan, Özbekistan&amp;#39;ın Andican eyaletinde silah sesleri duyulması üzerine dün sınırı kapattı.
Kırgızistan içişleri bakanlığı, sınır şehri Hanabad&amp;#39;ta bir kaç kişinin yaralandığını bildirdi. Bakanlık sözcüsü Ria Novosti haber ajansına, &amp;quot;Kırgız tarafında, sınır geçisine yakın, komşu ülke topraklarındaki kan izleri görülebiliyor.&amp;quot; dedi.
Özbekistan sınırı yakınlarındaki Kırgızistan şehri Oş&amp;#39;ta bir görgü şahidi, Ria Novosti&amp;#39;ye telefonla, bugün erken saatlerde Hanabad&amp;#39;tan büyük bir patlama sesi duyduğunu bildirdi. Görgü şahidi, Kırgızistan sınırından Özbek tank ve askerlerinin görülebildiğini ve çok sayıda Özbek polisinin operasyonlara katıldığını söyledi.
Orta Asya&amp;#39;dan Rusça dilinde haberler veren Fergana.ru haber ajansı, Pazartesi gecesi Hanabad polis depatmanından büyük bir patlama sesi geldiğini, şehirde bütün kafeler, lokantalar ve kamu yerlerinin kapalı olduğunu bildirdi.
Yerel kaynaklara dayanarak haberi veren medya kuruluşu, Özbek güvenlik kuvvetlerinin kimliği bilinmeyen &amp;quot;ekstremistler ve direnişçilere&amp;quot; karşı bir &amp;quot;temizleme&amp;quot; operasyonu başlattığını belirtti.
Özbek medya kuruluşları ise Ria Novosti&amp;#39;nin haberlerini yalanlayarak Andican şehrinde durumun sakin olduğunu iddia etti.
Andican&amp;#39;da 2005&amp;#39;te bir protesto gösterisinin bastırılması sırasında yüzlerce protestocu güvenlik kuvvetleri tarafından vurularak öldürülmüştü. Kanlı olaylar sebebiyle Özbekistan hükümeti uluslararası camianın şiddetli protestolarına maruz kalmıştı.
Bu arada, Özbekistan devlet başkanlığından bir kaynak Ria Novosti&amp;#39;ye, Özbekistan devlet başkanı İslam Kerimov&amp;#39;un planladığı Brezilya ziyaretini iptal etmesinin beklenmediğini bildirdi. Kerimov, Brezilya ziyareti sırasında Brezilya devlet başkanı Luiz İnacio Lula da Silva ile görüşmesi bekleniyor. Devlet başkanlığı kaynağı, &amp;quot;Ziyaret planlandığı gibi gerçekleşecek. Herhangi bir gecikme olmayacak.&amp;quot; dedi.
Yüzlerce sivilin öldüğü Andican&amp;#39;daki protestonun kanlı bir şekilde bastırılmasından beri, uluslararası insan hakları grupları Özbek yetkilileri muhaliflere karşı aşırı şiddet uygulamakla suçluyorlar. Özbekistan&amp;#39;da binlerce kişi &amp;quot;ekstremizm ve hükümeti devirmeye çalışmaktan&amp;quot; suçlanarak hapiste bulunuyor.
&lt;i&gt;Kaynak: Ajanslar&lt;/i&gt;
&lt;b&gt;Kavkaz Center
&lt;/b&gt;
</description>
<pubDate>Tue, 26 May 2009 15:10:37 GMT</pubDate>
</item>

</channel>
</rss>
